2017SBÜ İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi - N...
19uzmanlık ve tedavi alanı
Karşıyakaİzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi
14yanıtlanmış hasta sorusu
Kısaca
Temel bilgiler
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz, İzmir ili Karşıyaka ilçesinde İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi bünyesinde hizmet vermektedir. Uzmanlık alanı: Nöroloji. Uzmanlık ve tedavi alanları arasında Migren ve Küme Tipi Baş Ağrısı, Alzheimer Hastalığı, Parkinson Hastalığı yer alır.
Uzmanlık
Nöroloji
Konum
Karşıyaka, İzmir
Çalıştığı yer
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi (Üniversite Hastanesi)
Eğitim
SBÜ İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi - Nöroloji Anabilim Dalı, Uzmanlık, 2017-2021
Uzmanlık ve tedavi alanları
Migren ve Küme Tipi Baş Ağrısı, Alzheimer Hastalığı, Parkinson Hastalığı, Epilepsi, İnme (Felç) ve diğerleri
İletişim yolu
DoktorAsistan üzerinden yazılı soru
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz hakkında
Kendi anlatımıyla
Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz, İzmir'de Nöroloji alanında hizmet veren deneyimli bir hekimdir. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi'nde görev yapmakta olan Dr. Şahbaz, nörolojik hastalıkların tanı ve tedavisinde kapsamlı hizmetler sunmaktadır. Baş ağrıları, özellikle migren ve ilaca dirençli küme tipi baş ağrılarının tedavisinde girişimsel yöntemler uygulamaktadır. Ayrıca Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkların yönetiminde uzmanlaşmıştır. Epilepsi, inme, multiple skleroz, myastenia gravis ve nöropatiler gibi çeşitli nörolojik rahatsızlıkların tedavisinde de önemli deneyime sahiptir. Baş dönmesi ve vertigo gibi şikayetlerin değerlendirilmesi ve tedavisinde hastalarına kapsamlı çözümler sunar. Dr. Şahbaz, hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedefleyerek, modern tedavi yöntemlerini ve hasta odaklı yaklaşımı benimsemektedir. İzmir'deki hastalarına güvenilir ve güncel nörolojik sağlık hizmetleri sunmaya devam etmektedir.
Uzmanlık ve tedavi alanları · Nöroloji · Karşıyaka/İzmir
Uzmanlık ve tedavi alanları
Tedavi seçenekleri muayene sonrası, size özel olarak planlanır. Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır.
Geçmiş olsun. Boynunu rahatça hareket ettirebiliyor ve yürüyebiliyor olman güzel haberler; ancak yarını veya uykuyu beklemeden, vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurman gerekir.
Burada endişelenmeni gerektirece...Geçmiş olsun. Boynunu rahatça hareket ettirebiliyor ve yürüyebiliyor olman güzel haberler; ancak yarını veya uykuyu beklemeden, vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurman gerekir.
Burada endişelenmeni gerektirecek panik bir durum olmasa da temkinli olmayı zorunlu kılan önemli bir nokta var: Her iki kolda hissedilen güç kaybı ve ellerdeki uyuşma.
Boyun bölgesine darbe alındığında ve boyun aniden zorlandığında, omurlar arasından kollara giden sinirler basıya uğrayabilir veya geçici olarak ödem/tahriş gelişebilir. Bu sinir baskılarının ciddiyetini anlamak ve uykudayken boynun yanlış bir pozisyonda kalarak sinirleri daha fazla sıkıştırmasını önlemek için bir hekimin boynunu muayene etmesi ve gerekirse bir görüntüleme (film veya tomografi/MR) ile kontrol etmesi şarttır.
Acile gidene kadar şunlara dikkat et:
Boynunu test etmeye çalışma: "Ağrıyor mu, dönüyor mu?" diyerek başını sağa sola çevirme, esnetme veya kütletmeye çalışma. Boynunu olabildiğince sabit ve nötr (düz) tut.
Yalnız kalma: Durumu hemen ailene ya da yanındaki bir yetişkine haber ver, hastaneye tek başına değil, bir refakatçi eşliğinde git.
Araç kullanma ya da ani hareketlerden kaçın: Hastaneye giderken sarsıntılı hareketlerden uzak dur.
Belirtilerin büyük olasılıkla travmaya bağlı kas spazmı ve geçici bir sinir sıkışması/ödemi kaynaklıdır; fakat sinir dokuları hassas olduğu için gecikmeden acil serviste değerlendirilmen en güvenli yoldur.
Merhaba, öncelikle geçmiş olsun.
Yürürken artan sallantı hissi için beyin MR'ı planlanması doğru bir yaklaşım; ancak 2002 yılından kalan kalça çivilerinizin içeriği bilinmediği için açık MR dahil hiçbir MR'a doğrudan gi...Merhaba, öncelikle geçmiş olsun.
Yürürken artan sallantı hissi için beyin MR'ı planlanması doğru bir yaklaşım; ancak 2002 yılından kalan kalça çivilerinizin içeriği bilinmediği için açık MR dahil hiçbir MR'a doğrudan girilmemelidir. Açık MR cihazlarında da manyetik alan bulunur ve implant uyumu bilinmiyorsa risk taşır. Öncelikle bir Ortopedi uzmanına danışmalısınız. Ameliyat olduğunuz hastane arşivinden implant bilgisine ulaşılması veya gerekirse röntgenle çivilerin durumunun değerlendirilip MR onayının verilmesi gerekir.
MR kesin olarak sakıncalı görülürse, hekiminiz alternatif detaylı ve gereklilik halinde ilaçlı tomografi görüntülemeleri isteyebilir.
Beyin tomografinizin temiz çıkması olumlu; ancak dengesizlik için nörolojik muayenenizin (derin duyu, yürüyüş testleri) detaylı yapılarak ilgili diğer tetkiklerin planlanması ve Kulak-Burun-Boğaz hekimi tarafından vestibüler değerlendirmenizin yapılması faydalı olacaktır.Ancak dengesizlik hissiniz birçok metabolik veya kardiyak(ritm bozukluğu, tansiyon dengesizliği vb.) sebebinin olması da muhtemeldir.Muayenenize göre dahiliye/kardiyoloji ilişkili değerlendirmeniz de yapılması gerekebilir.
En kısa zamanda öncelikle bir nöroloji uzmanına görünmenizi öneririm.Sağlıklı günler dilerim.
Merhabalar, dayınız için çok geçmiş olsun. Yakınınızın yaşadığı bu şiddetli ağrı ve eşlik eden kronik hastalıkları nedeniyle duyduğunuz endişeyi çok iyi anlıyorum. Dayınızın 60 yaşında olması, şeker, tansiyon ve astım öy...Merhabalar, dayınız için çok geçmiş olsun. Yakınınızın yaşadığı bu şiddetli ağrı ve eşlik eden kronik hastalıkları nedeniyle duyduğunuz endişeyi çok iyi anlıyorum. Dayınızın 60 yaşında olması, şeker, tansiyon ve astım öyküsünün bulunması, ayrıca sigara kullanımı gibi risk faktörlerinin varlığı, bu tür göğüs ve sırt/yan bölge ağrılarının titizlikle ve vakit kaybetmeden ele alınmasını gerektirir.
Koltuk altından başlayıp göğüs yanına ve bele doğru yayılan, geceleri belirginleşen, yanma, batma, uyuşma ve karıncalanma hissinin eşlik ettiği ağrılar tıp dilinde sıklıkla "nöropatik ağrı" dediğimiz sinir kaynaklı ağrıları düşündürür. Bu klinik tablo için en yaygın olasılıklardan biri, kaburga aralarındaki sinirleri etkileyen zonadır (herpes zoster). Zona bazen belirgin bir deri döküntüsü olmadan ya da döküntüler çok silik kalarak sadece şiddetli sinir ağrısı ve uyuşma şeklinde seyredebilir. Bununla birlikte, sırt omurlarındaki fıtıklar veya kireçlenmelere bağlı sinir kökü basıları , şeker hastalığına bağlı gelişebilen diyabetik torasik nöropatiler ya da astım/akciğer zarı kaynaklı irritasyonlar da benzer yayılımda ağrılara yol açabilir.
Ancak ağrının göğüs bölgesinde olması ve dayınızın kardiyovasküler risk faktörleri taşıması sebebiyle, her şeyden önce kalple veya göğüs içi damar/akciğer yapılarıyla ilgili acil durumların ekarte edilmesi birinci önceliktir. Bu nedenle dayınızın beklemeden bir sağlık kuruluşuna, tercihen bir Dahiliye veya Kardiyoloji uzmanına başvurmasını öneririm; burada yapılacak bir EKG, troponin gibi kalp enzimleri ve akciğer grafisi içimizi rahatlatacaktır. Kalp ve akciğer kaynaklı bir sorun dışlandıktan sonra ise, uyuşma ve karıncalanma ile seyreden bu sinir kökenli ağrının kesin tanısı ve tedavisi için mutlaka bir Nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır. Şeker ve tansiyon hastalarında rastgele ağrı kesici kullanımı mide ve böbrekler açısından risk oluşturabileceğinden, hekime danışmadan sık ağrı kesici almaktan kaçınmanızı ve en kısa sürede muayene olmasını tavsiye eder, dayınıza acil şifalar dilerim.
-Çok geçmiş olsun; bu yeni bilgi tablonun seyrini değiştirdiğinden, göğüs ve beldeki uyuşmalı şiddetli ağrı kitlenin çevre sinir köklerine yaptığı basıdan kaynaklanıyor olabilir. Vakit kaybetmeden sevk edildiğiniz merkezdeki Üroloji ve Onkoloji uzmanlarına başvurup kontrastlı tomografi veya MRG ile kitlenin ayrıntılı değerlendirilmesini sağlamalısınız. Ayrıca böbrekleri daha fazla yormamak adına hekime danışmadan kesinlikle rastgele ağrı kesici kullanmamanızı önemle tavsiye eder, acil şifalar dilerim.
Merhabalar, geçmiş olsun. Şikayetlerinizin 6 aydan uzun süredir devam etmesi ve günlük yaşamınızı, özellikle yürüyüş ve dengenizi bu denli etkilemesi sizi oldukça yormuş ve haklı olarak endişelendirmiş olabilir. Ancak ön...Merhabalar, geçmiş olsun. Şikayetlerinizin 6 aydan uzun süredir devam etmesi ve günlük yaşamınızı, özellikle yürüyüş ve dengenizi bu denli etkilemesi sizi oldukça yormuş ve haklı olarak endişelendirmiş olabilir. Ancak öncelikle şunu belirtmek gerekir ki; beyin MRG’nizin ve ilk KBB testlerinizin temiz çıkmış olması, beyinde acil veya ciddi bir yapısal hasar bulunmadığını göstermesi açısından son derece sevindirici ve güven verici bir adımdır.
Sol gözünüzün içinde ve alnınızda hissettiğiniz ağrı ile başınızı hareket ettirdiğinizde belirginleşen baş dönmesi/denge kaybı aynı problemin iki farklı yüzü olabileceği gibi, birbiriyle örtüşen iki ayrı durum da olabilir. Klasik bulantı, kusma veya ışık hassasiyetiniz olmasa dahi, bazen "vestibüler migren" dediğimiz tablolar tam da bu şekilde tek taraflı göz/alın ağrısıyla birlikte pozisyonel denge kayıpları şeklinde kendini gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra, KBB muayenesinin yapıldığı o anlık zaman diliminde nistagmus (göz hareketi) vermemiş ama baş pozisyonuyla tetiklenen iç kulak kaynaklı ince denge kanalı problemleri ya da boyun bölgesinden yansıyan denge hissi bozuklukları da bu şikayetlere yol açabilir.
Sizin durumunuzda en doğru ve kalıcı sonuca ulaşabilmek adına, bir Nöroloji uzmanına (mümkünse denge ve baş dönmesi alanında özel çalışan bir nörootoloji birimine) başvurmanızı ve daha önce çekilen beyin MRG görüntülerinizi yanınızda götürerek hekiminizle birlikte tekrar değerlendirmenizi öneririm. Bu muayene sırasında hekiminiz sizden denge sistemini çok daha hassas ölçen ileri vestibüler testler ile kanda iltihabi belirteçlere yönelik basit bir kan tahlili isteyebilir. Randevunuza gidene kadar baş dönmenizin tam olarak başınızın hangi pozisyonunda (örneğin sağa/sola dönerken mi, yukarı bakarken mi) başladığını ve göz çevrenizdeki ağrının günün hangi saatlerinde ne kadar sürdüğünü küçük bir not defterine kaydetmeniz, sizi muayene edecek hekiminize tanıda çok büyük kolaylık sağlayacaktır. İhmal etmeden uzman bir gözle yeniden değerlendirilmenizi dilerim.Sağlıklı günler.
Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum; yaşadığınız uyuşma ve karıncalanma hissinin geceleri uykudan uyandıracak kadar belirgin olması ve alt dudağınızda da hissedilmesi sizi haklı olarak endişelendirmiş olabilir, ancak akt...Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum; yaşadığınız uyuşma ve karıncalanma hissinin geceleri uykudan uyandıracak kadar belirgin olması ve alt dudağınızda da hissedilmesi sizi haklı olarak endişelendirmiş olabilir, ancak aktif bir yaşam sürmeniz, sigara ve alkol kullanmamanız ve temel vitamin değerlerinizin normal çıkması olumlu başlangıç noktalarıdır. Bu durum, periferik sinir sıkışmaları veya boyun kaynaklı sinir kökü etkilenmeleri gibi sık görülen nedenlerin yanı sıra; şikayetlerin tek taraflı dağılımı ve yüz bölgesini de içermesi göz önüne alındığında, merkezi sinir sisteminin duyusal yollarını etkileyebilecek durumların (örneğin Multipl Skleroz - MS gibi tabloların) da ayırıcı tanıda değerlendirilmesini gerektirir. Bu şikayetlerin netleştirilmesi ve altta yatan nedenin güvenle saptanması adına en kısa sürede bir nöroloji uzmanına başvurmanızı öneririm; hekiminiz muhtemelen ayrıntılı bir nörolojik muayene sonrasında sinir iletimini değerlendirmek için elektromiyografi (EMG) ve merkezi sinir sistemini detaylı incelemek üzere beyin veya boyun MR (manyetik rezonans) görüntülemesi planlayacaktır. Şikayetlerinize ani güç kaybı, yüzde kayma, konuşma güçlüğü veya görme bulanıklığı gibi yeni bulgular eklenirse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerektiğini hatırlatır, şimdilik kendinizi yormadan dinlenmenizi dilerim.
Sağlıklı günler dilerim
Merhaba, öncelikle çok geçmiş olsun. Yaşadığınız bu yorucu döngüyü ve hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum; bedeninizi en iyi siz tanıyorsunuz ve anlattıklarınız kesinlikle önemsiz değil. Levetirasetam (Keppra), santral s...Merhaba, öncelikle çok geçmiş olsun. Yaşadığınız bu yorucu döngüyü ve hissettiklerinizi çok iyi anlıyorum; bedeninizi en iyi siz tanıyorsunuz ve anlattıklarınız kesinlikle önemsiz değil. Levetirasetam (Keppra), santral sinir sistemi üzerinden hem gündüz aşırı sersemlik ve uykululuk hem de bazı bünyelerde paradoksal bir şekilde huzursuzluk, ajitasyon ve uykusuzluk yapabilen bir moleküldür. Sabah uyku hali yaparken akşam uykuyu kaçırması ilacın bilinen farmakolojik profiliyle tamamen örtüşür. Üstelik 250 mg standart bir yetişkin için düşük bir doz gibi görünse de 30 kg vücut ağırlığınız göz önüne alındığında, kilogram başına düşen miktar sizin için hiç de "yok sayılabilecek kadar az" değildir; metabolik yapınız ve düşük kilonuz nedeniyle yan etkilere çok daha duyarlı olmanız son derece doğaldır. Nöbetleriniz uykuda başladığı ve hâlen nadiren de olsa devam ettiği için ilacınızı kendi başınıza kesinlikle kesmemeli veya saatleriyle oynamamalısınız. Ancak altı aydır süren ve uyku hijyenine yanıt vermeyen bu durum yaşam kalitenizi ciddi biçimde bozduğu için; hekiminizle kilonuzu ve bu yıpranmayı açıkça paylaşarak akşam dozunun saatini daha erkene çekmek ya da uykunuzu olumsuz etkilemeyecek, profilinize uygun başka bir antiepileptik moleküle geçiş yapmak gibi seçenekleri mutlaka değerlendirmelisiniz. Tedavide sadece nöbetleri kontrol altına almak değil, sizin gündüz enerjinizi ve gece uykunuzu korumak da en az nöbetsizlik kadar önceliğimizdir.
En kısa zamanda hekiminizle tekrar görüşmenizi öneririm.
Geçmiş olsun.Sağlıklı günler dilerim.
Geçmiş olsun, eşinizin her ay acil servise gitmek zorunda kalması kesinlikle kaderi değil. Evet, bu durumun çok etkili tedavileri var. 4-12 saat süren, tek taraflı ve ışık/ses hassasiyetinin eşlik ettiği bu tablo tipik b...Geçmiş olsun, eşinizin her ay acil servise gitmek zorunda kalması kesinlikle kaderi değil. Evet, bu durumun çok etkili tedavileri var. 4-12 saat süren, tek taraflı ve ışık/ses hassasiyetinin eşlik ettiği bu tablo tipik bir migrene benziyor. Ancak acilde yapılan iğneler sadece o anki ağrıyı keser, bir sonraki ay ağrının gelmesini engellemez. Atak durdurucu ve atak önleyici-koruyucu iki farklı tedavilerin başlanması gerekiyor. Mutlaka detaylı bir nörolojik muayene, gerekirse bir beyin MR görüntüleme ve ilgili testler sonucunda tedaviniz düzenlenecektir.Migren kesinlikle çaresi olmayan bir hastalık değildir.
Kesin tanı ve eşinize özel bir tedavi planı için en kısa sürede bir nöroloji uzmanından randevu almanızı öneririm.
Sağlıklı günler dilerim.
Öncelikle çok geçmiş olsun.Endişenizi çok iyi anlıyorum.Bu tür durumlar bireylerde ciddi bir endişe yaratsa da nörolojik açıdan sıklıkla karşılaştığımız ve genellikle beyin dokusuna doğrudan zarar vermeyen mekanizmalarla...Öncelikle çok geçmiş olsun.Endişenizi çok iyi anlıyorum.Bu tür durumlar bireylerde ciddi bir endişe yaratsa da nörolojik açıdan sıklıkla karşılaştığımız ve genellikle beyin dokusuna doğrudan zarar vermeyen mekanizmalarla açıklanan tablolardır. Tanımladığınız milisaniyelik, ani, bilincinizi etkilemeyen, stresle tetiklenebilen ve yalnızca kafa-boyun bölgenizle sınırlı kalan bu istemsiz hareketlerin beyninize ya da damar yapınıza zarar vermesi beklenmez; zira beyin dokusu kafa kemikleri ve beyin omurilik sıvısı ile koruma altındadır ve hareket sonrasında ağrı, uyuşma veya baş dönmesi yaşamamanız boyun omurlarınızda ya da sinirlerde fiziksel bir hasar oluşmadığını gösterir. İçinizi rahatlatacak en önemli bulgu ise hareket sırasında bilinç kaybı, göz kayması veya ağızda köpürme gibi durumların yaşanmamasıdır; bu detaylar yaşadığınız tablonun epileptik bir nöbet (sara) olMAdığını ortaya koymaktadır. Bu durum nörolojik pratikte sıklıkla stres anlarında sinir sisteminin sempatik aktivitesine bağlı olarak ortaya çıkan motor deşarjlar, erişkin dönemde de görülebilen hafif motor tikler veya boyun kaslarındaki ani, kısa süreli miyoklonik kasılmalar ile açıklanır. Yaşadığınız durumun hayati bir tehlike ya da kalıcı bir hasar riski taşımadığını rahatlıkla söyleyebiliriz; ancak kesin tanı ve içinizin tamamen rahat etmesi adına bir nöroloji uzmanına başvurarak ayrıntılı bir muayeneden geçmeniz, gerek görülürse rutin bir EEG veya MRG değerlendirmesi yaptırmanız en sağlıklı yol olacaktır.
Sağlıklı günler dilerim.
Merhaba, babanızın yaşadığı bu durumu ve sizin endişenizi çok iyi anlıyorum. Öncelikle geçmiş olsun. Şiddetli ağrı, bacakta uyuşukluk ve güç kaybı, bel fıtığının sinir köklerine ciddi şekilde baskı yaptığını düşündürebil...Merhaba, babanızın yaşadığı bu durumu ve sizin endişenizi çok iyi anlıyorum. Öncelikle geçmiş olsun. Şiddetli ağrı, bacakta uyuşukluk ve güç kaybı, bel fıtığının sinir köklerine ciddi şekilde baskı yaptığını düşündürebilir. Bu tablo, yalnızca proloterapi ile çözülebilecek bir durum değildir; hatta proloterapi bu aşamada yetersiz kalabilir.
Alternatif tedavi seçenekleri mevcuttur, ancak bunların hangisinin uygun olduğuna ancak detaylı bir muayene sonrası karar verilebilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları, epidural steroid enjeksiyonları, sinir kökü blokajları gibi girişimsel ağrı tedavileri veya bazı durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Ancak babanızın 77 yaşında olması, diyabet, tansiyon ve stent öyküsü nedeniyle tedavi planı çok dikkatli hazırlanmalıdır.
Güç kaybının olması, durumun sinir dokusunu etkilediğini gösteren önemli bir bulgudur. Bu nedenle babanızın mutlaka bir NÖROLOJİ uzmanı tarafından yeniden değerlendirilmesi, güncel bir lomber MR’ının yapılması ve iğneli EMG ile sinir hasarının derecesinin ölçülmesi gerekmektedir. İdrar kaçırma gibi bulgular yok ancak güç kaybı ilerleyebilir. Lütfen vakit kaybetmeden bir nöroloji/ beyin cerrahisi uzmanına başvurun. Sağlık kuruluşunda bu tetkiklerin ve tedavilerin yapılıp yapılmadığını öğrenip, gerekiyorsa il dışı sevk de alabilirsiniz.
Öncelikle yaşadığınız bu tabloyu çok iyi anlıyorum; üç aydır süren, hiç dinmeyen ve bu kadar şiddetli bir baş ağrısı gerçekten endişe vericidir. Migren tanısı olan bir hastada bile, alışılmış atak düzeninden tamamen fark...Öncelikle yaşadığınız bu tabloyu çok iyi anlıyorum; üç aydır süren, hiç dinmeyen ve bu kadar şiddetli bir baş ağrısı gerçekten endişe vericidir. Migren tanısı olan bir hastada bile, alışılmış atak düzeninden tamamen farklı, günlerce süren ve mevcut tedaviye yanıt vermeyen bir ağrı tablosu, mutlaka yeniden değerlendirilmelidir. Bu durum, migren dışında ikincil bir baş ağrısı nedeninin araştırılmasını gerektirir.
Tansiyon yüksekliği, sinüs ya da damarsal sorunlar, kafa içi basınç artışı gibi durumlar da bu tür belirtiler verebilir. Bu nedenle annenizin vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına muayene olması, nörolojik muayenesinin yapılması ve gerekli görülürse beyin görüntüleme (MR gibi) ile değerlendirilmesi büyük önem taşır. Ağrının üç aydır hiç dinmemesi, günlük yaşamı bu denli kısıtlaması ve kusma ile birlikte olması acil değerlendirme gerektiren bir durumdur.
Annenizin şu an kullandığı ilaçları doktoruna eksiksiz bildirmeniz ve doktor önerisi olmadan hiçbir ilacı bırakmamanız ya da eklememeniz çok önemli. Geçmiş olsun dileklerimle, en kısa sürede bir nöroloji uzmanına başvurmanızı öneriyorum.
Öncelikle geçmiş olsun.Anlattıklarınıza göre baş ağrınız yaşam kalitenizi ciddi şekilde bozuyor ve bu durumun sadece migren olarak değerlendirilmesi doğru olmayabilir.Migren hastalarında bazen kullanılan ilaçlar herkeste...Öncelikle geçmiş olsun.Anlattıklarınıza göre baş ağrınız yaşam kalitenizi ciddi şekilde bozuyor ve bu durumun sadece migren olarak değerlendirilmesi doğru olmayabilir.Migren hastalarında bazen kullanılan ilaçlar herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir, bazı kişilerde yan etki yapabilir veya baş ağrısını kontrol etmekte yetersiz kalabilir.Sizin tarifinizde dikkat çeken noktalar; yaklaşık 1 yıldır devam eden baş ağrısı enseden başlayan ağrı, baş dönmesi , migren ilacı sonrası kötüleşme diğer olası baş ağrısı tiplerinin de kliniğe eşlik ettiğini düşündürmektedir.Gerilim baş ağrısı, ilaç aşırı kullanım baş ağrısı, servikojenik baş ağrı gibi diğer başka sebeplerin de araştırılması gerekebilir.
Şikayetleriniz devam ettiği içn tekrar bir nöroloji uzman hekim değerlendirmesi, belki boyun mr görüntüleme yapılması ile tedaviniz yeniden düzenlenebilir.Ancak çok şiddetli ani başlangıçlı bir ağrı var ise, kol ve bacakta güçsüzlük, bulantı kusma, konuşma bozukluğu, görme kaybı, çift görme, bilinç değişiklikleri varsa vakit kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekmektedir.
Migren ve diğer baş ağrılarının tedavileri çok çeşitli(atak ilaçları, koruyucu ağızdan hap olarak alınan ilaçlar, botulinum toksin, sinir blokajları, migren iğneleri vb.) olup unutmayalım ki migren tedavisi olan bir hastalıktır.
Bu konuda endişe etmeden bir an önce tekrar bir nöroloji uzmanı ile görüşmenizi öneririm
Sağlıklı günler dilerim
Merhaba, öncelikle yaşadığınız endişeyi çok iyi anlıyorum. 15 yıllık bir epilepsi hastası olarak ilaç kullanmamanız ve nöbet sıklığınızın artması, mutlaka dikkate alınması gereken bir durumdur. Nöbetlerin kontrol altına...Merhaba, öncelikle yaşadığınız endişeyi çok iyi anlıyorum. 15 yıllık bir epilepsi hastası olarak ilaç kullanmamanız ve nöbet sıklığınızın artması, mutlaka dikkate alınması gereken bir durumdur. Nöbetlerin kontrol altına alınmaması, zamanla beyin fonksiyonlarınızı etkileyerek baş ağrısı, unutkanlık ve denge sorunları gibi şikayetlerinizi daha da artırabilir. Ayrıca sigara kullanımınız da nöbet eşiğini düşüren faktörlerden biridir.
Bu tablo, ilaç tedavisinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Kesinlikle bir nöroloji uzmanına başvurmanızı öneririm. Doktorunuz, nöbet tipinize ve genel sağlık durumunuza uygun bir tedavi planı oluşturacak, gerekirse EEG veya görüntüleme gibi tetkikler isteyecektir. İlaçsız geçen uzun dönemlerde nöbetlerin artması beklenebilir, ancak bu durum kontrol altına alınmazsa hem nöbet sıklığı hem de ek şikayetleriniz kötüleşebilir. Lütfen en kısa sürede bir nöroloji polikliniğine başvurun. Geçmiş olsun.
Merhaba geçmiş olsun.Anlattığınız şikayetleriniz her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez ancak sonrası beslenme düzenindeki değişiklikler, vitamin minereal eksiklikleri, kan şekeri düşüklüğü, ameliyat sonrası kompli...Merhaba geçmiş olsun.Anlattığınız şikayetleriniz her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmez ancak sonrası beslenme düzenindeki değişiklikler, vitamin minereal eksiklikleri, kan şekeri düşüklüğü, ameliyat sonrası komplikasyonlar, dumping sendromu, kullanılan ilaçlar, mide ve barsak ilişkili birçok sorun bu problemlere yol açmış olabilir.Ancak bu kadar belirgin ve yaşam kalitenizi etkileyen şikayetlerin yalnızca internet üzerinden değerlendirilmesi doğru değildir.Özellikle kısa sürede fazla kilo kaybı ve sürekli terleme nedeniyle sizi ameliyatınızı yapangenel cerrahi ekibi ve gerekirse gastroenteroloji hekimiyle yeniden görüşmeniz önemlidir.Baş ağrısı için bir nöroloji uzmanı tarafından da değerlendirilmeniz uygun olacaktır.Detaylı nörolojik muayenenizin yapılması ve kafa içi basınçtaki değişiklikler, beyin damarlarınızın durumunu anlamak için ayrıntılı beyin mr görüntülemelerinizin yapılması gerekmektedir.
Eğer baş ağrınız aniden başlayan çok şiddetli ağrı şeklinde, bu ağrıya bilinç bulanıklığı, görme bozukluğu, konuşma güçlüğü, kol ve bacakta güçsüzlük, yüksek ateş veya sürekli kusma eşlik ediyorsa da vakit kaybetmeden acil servise başvurmanız gerekir.
En doğru yaklaşım sizi muayene ederek kapsamlı bir şekilde değerlendirme yapılması, gerekli kan tetkik ve batın - beyin görüntülemelerinizin yapılması olacaktır.Şikayetlerinizin sebepleri enfeksiyon, metabolik eksiklikler veya endokrinolojik patolojiler gibi birçok sebep kaynaklı olabilir.
Tekrar geçmiş olsun, umarım en kısa sürede neden saptanıp uygun tedaviniz planlanır ve sağlığınıza kavuşursunuz.
Merhaba Zeynep,
Öncelikle yaşadığınız endişeyi çok iyi anlıyorum. 10-12 dakika süren bir nöbet, özellikle bilinç kaybı ve kasılmalarla birlikteyse, haklı olarak sizi korkutabilir. Ancak bu süre, tipik bir epilepsi nöb...Merhaba Zeynep,
Öncelikle yaşadığınız endişeyi çok iyi anlıyorum. 10-12 dakika süren bir nöbet, özellikle bilinç kaybı ve kasılmalarla birlikteyse, haklı olarak sizi korkutabilir. Ancak bu süre, tipik bir epilepsi nöbeti için beklenenden uzundur. Çoğu jeneralize tonik-klonik nöbet 1-3 dakika içinde sonlanır. Bazen nöbetin gerçekten uzun sürmesi bazen de nöbet sonrası bilinç bulanıklığının nöbet süresiyle karıştırılması söz konusu olabilir.
Kullandığınız ilacın türü ve dozu, nöbetlerin süresi ve sıklığı üzerinde doğrudan etkilidir. Nöbetlerinizin özellikle sabah uyanırken olması, ilaç düzeyinizin gece boyunca düşebileceğini veya nöbet tipinize uygun olmayan bir tedavi alıyor olabileceğinizi düşündürebilir. Bu nedenle, ilacınızın dozunda veya türünde bir değişiklik yapılması gerekebilir.Ayrıca kullandığınız ilacın kandaki düzeyi uyku düzeninizdeki değişikliklerle , kullandığınız başka bir ilaçlarla etkileşmesiyle, geçirdiğiniz enfeksiyonlardan etkilenebilir.Her zaman ki nöbet engelleyici özelliği değişkenlik gösterebilir.Birçok faktör söz konusu olacağından detaylı ve dikkatli bir uzman hekim değerlendirmesi gerekmektedir.
Kesinlikle kendi başınıza ilaç dozunuzu değiştirmeyiniz. En kısa sürede nöroloji uzmanınıza başvurarak, son nöbetinizi detaylıca anlatmanız ve gerekirse uzun süreli EEG (uyku EEG’si dahil) ile değerlendirilmeniz çok önemlidir. Sağlığınız için geç kalmamanızı öneririm.
Sağlıklı günler dilerim.
Mesajınızı yazın; yalnız Dr. Öğr. Üyesi Fatma Gülhan Şahbaz adlı hekime iletilir, cevabını hasta panelinizden takip edersiniz. Mesajınız sitede yayınlanmaz.
Herkese açık bir sağlık sorusu mu sormak istiyorsunuz? Soru-cevap bölümüne gidin. Cevaplar adınız gizli tutularak yayınlanır.
İletişim ve konum: Karşıyaka/İzmir
İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi
Üniversite Hastanesi
Adresİmbatlı Mahallesi, 1825 Sokak No: 12, 35575 Karşıyaka / İzmir