Ankilozan Spondilit

Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon
Halk arasında: omurga romatizması

Ankilozan spondilit (omurga romatizması), omurgada iltihaplanma ve zamanla kemik kaynaşmasına yol açan kronik bir romatizmal hastalıktır. En sık belirtileri bel ve kalçada ağrı, sabah tutukluğu ve yorgunluktur. Genetik yatkınlık (HLA-B27) önemli bir risk faktörüdür. Tanıda fizik muayene, görüntüleme ve kan testleri kullanılır. Tedavide ilaçlar, fizik tedavi ve egzersiz ile semptomlar kontrol altına alınır. Kesin tedavisi olmamakla birlikte erken müdahale yaşam kalitesini artırır.

Ankilozan Spondilit Nedir?

Ankilozan spondilit, başta omurga ve bel ile kalçayı birleştiren sakroiliak eklemler olmak üzere eklemleri ve tendonların kemiğe yapıştığı yerleri etkileyen kronik, iltihaplı bir romatizmal hastalıktır. "Ankilozan" kelimesi kaynaşma, "spondilit" ise omurga iltihabı anlamına gelir. Tedavi edilmeyen ileri vakalarda, iltihaba bağlı olarak omurlar arasında yeni kemik oluşumu ve omurların birbirine kaynaşması görülebilir; bu da omurganın sertleşmesine ve hareket kısıtlılığına yol açar.

Ankilozan spondilit, aksiyel spondiloartrit adı verilen hastalık grubunun bir parçasıdır. Bu grupta röntgende sakroiliak eklem hasarı görülen hastalar ankilozan spondilit (radyografik aksiyel spondiloartrit), röntgende henüz hasar görülmeyen ancak MR'da iltihap bulunan hastalar ise radyografik olmayan aksiyel spondiloartrit olarak adlandırılır.

Hastalık genellikle 20–30'lu yaşlarda, 45 yaşından önce başlar ve erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Belirtileri çoğu zaman sıradan bel ağrısı sanıldığı için tanı yıllarca gecikebilir. Oysa erken tanı ve düzenli tedavi, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve hareket yeteneğini korumak için çok önemlidir. Günümüzde mevcut etkili tedaviler sayesinde hastaların büyük çoğunluğu aktif ve üretken bir yaşam sürdürebilmektedir.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Ankilozan spondilitin kesin nedeni bilinmemektedir. Genetik yatkınlık ve bağışıklık sistemi ile çevresel etkenlerin etkileşimi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir:

  • HLA-B27 geni: Ankilozan spondilit hastalarının büyük çoğunluğunda HLA-B27 adlı genetik belirteç bulunur. Ancak HLA-B27 taşıyan kişilerin yalnızca küçük bir kısmında hastalık gelişir; yani bu gen tek başına hastalığa neden olmaz.
  • Ailede ankilozan spondilit veya diğer spondiloartritlerin bulunması
  • Erkek cinsiyet
  • Genç yaş: Belirtiler genellikle 45 yaşından önce başlar.
  • Bağırsak mikrobiyotası ve bağırsak iltihabı: Hastalığın gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir.
  • Sigara: Hastalığın daha ağır seyretmesi ve daha hızlı ilerlemesiyle ilişkilidir.

Belirtileri Nelerdir?

İltihabi Bel Ağrısı

Hastalığın en tipik ve en sık ilk belirtisidir. Mekanik (sıradan) bel ağrısından şu özellikleriyle ayrılır:

  • 45 yaşından önce, sinsi şekilde başlar ve 3 aydan uzun sürer.
  • Dinlenmekle artar, hareket ve egzersizle azalır.
  • Geceleri, özellikle gecenin ikinci yarısında ağrıyla uyanmaya neden olur.
  • Sabah tutukluğu: Sabahları bel ve sırtta 30 dakikadan uzun süren sertlik ve tutukluk.
  • Kalçalarda, bazen sağ ve sol arasında yer değiştiren (alternan) ağrı.
  • İltihap giderici ağrı kesicilere iyi yanıt verir.

Diğer Eklem ve Doku Belirtileri

  • Omurga hareketlerinde kısıtlılık: Öne eğilme, yana dönme ve boyun hareketlerinde zorluk.
  • Periferik artrit: Kalça, diz, ayak bileği ve omuz gibi eklemlerde ağrı ve şişlik.
  • Entezit: Tendon ve bağların kemiğe yapıştığı yerlerin iltihabı; en sık topukta (Aşil tendonu ve ayak tabanı) ağrı.
  • Göğüs ağrısı: Kaburgaların göğüs kemiği ve omurgaya bağlandığı eklemlerin tutulmasına bağlı; derin nefes almakla artabilir. Göğüs genişlemesinde azalma.
  • Daktilit: Bir el veya ayak parmağının tamamının şişmesi.

Eklem Dışı Belirtiler

  • Üveit (göz iltihabı): Hastaların önemli bir kısmında görülür. Genellikle tek gözde ani başlayan ağrı, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve bulanık görme ile seyreder; acil göz muayenesi gerektirir.
  • İnflamatuvar bağırsak hastalıkları: Crohn hastalığı ve ülseratif kolit.
  • Sedef hastalığı
  • Yorgunluk: Sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyen bir belirtidir.
  • Kemik erimesi (osteoporoz): Omurga kırıkları riskini artırır.
  • Kalp ve akciğer tutulumu: Nadir olarak aort kapak yetmezliği, kalp iletim bozuklukları ve akciğerin üst kısımlarında değişiklikler.

Tanı Nasıl Konur?

Ankilozan spondilit tanısı, romatoloji uzmanı tarafından belirtiler, muayene bulguları, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur:

  • Öykü ve fizik muayene: Bel ağrısının özellikleri, sabah tutukluğu, aile öyküsü; omurga hareketliliği, göğüs genişlemesi, sakroiliak eklemlerin ve entezitlerin muayenesi.
  • Kan testleri: Sedimantasyon ve CRP gibi iltihap göstergeleri (her hastada yüksek olmayabilir) ve HLA-B27 testi. Romatoid faktör genellikle negatiftir.
  • Sakroiliak eklem röntgeni: İleri dönemde eklemlerde hasar görülür; ancak erken dönemde normal olabilir.
  • Sakroiliak eklem MR: Röntgende değişiklik görülmeden yıllar önce iltihabı gösterebilir; erken tanıda çok değerlidir.
  • Omurga röntgeni ve MR: Omurgadaki iltihap ve yeni kemik oluşumunun değerlendirilmesi.
  • Kemik yoğunluğu ölçümü: Osteoporoz açısından.

Tedavi Seçenekleri

Tedavinin amacı ağrı ve tutukluğu azaltmak, iltihabı kontrol altına almak, omurga ve eklemlerde hasarın ilerlemesini önlemek, duruş bozukluklarını engellemek ve hastanın günlük yaşam ve iş hayatını sürdürmesini sağlamaktır.

Egzersiz ve Fizik Tedavi

Tedavinin vazgeçilmez temel taşıdır ve ilaç tedavisiyle birlikte ömür boyu sürdürülmelidir:

  • Günlük germe ve esneme egzersizleri: Omurga hareketliliğini korur.
  • Duruş (postür) egzersizleri: Öne eğik duruşun gelişmesini önler.
  • Solunum egzersizleri: Göğüs genişlemesini korur.
  • Güçlendirme egzersizleri
  • Yüzme: Omurga için en faydalı sporlardan biridir.
  • Fizyoterapist eşliğinde hazırlanan kişiye özel egzersiz programları ve gerekirse grup egzersizleri veya kaplıca tedavisi.

İlaç Tedavisi

  • İltihap giderici ağrı kesiciler (NSAİİ): Ağrı ve tutukluğu azaltmada ilk basamak tedavidir; birçok hastada belirgin rahatlama sağlar. Mide, böbrek ve kalp-damar yan etkileri açısından hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
  • Biyolojik ilaçlar: NSAİİ'lere yeterli yanıt vermeyen hastalarda TNF-alfa inhibitörleri ve IL-17 inhibitörleri gibi biyolojik ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ağrı, tutukluk ve iltihabı belirgin şekilde azaltır ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir. Tedavi öncesi tüberküloz ve hepatit taraması yapılır.
  • JAK inhibitörleri: Ağızdan alınan hedefe yönelik yeni nesil ilaçlar.
  • Sülfasalazin: Özellikle diz, ayak bileği gibi periferik eklem tutulumu olan hastalarda.
  • Eklem içi kortizon enjeksiyonları: Belirli eklemlerde veya sakroiliak eklemlerde iltihabı azaltmak için. Ağızdan uzun süreli kortizon kullanımı ankilozan spondilitte genellikle önerilmez.

Cerrahi Tedavi

İleri kalça eklemi hasarında kalça protezi, ağır omurga şekil bozukluklarında ise seçilmiş hastalarda omurga cerrahisi uygulanabilir.

Ankilozan Spondilit ile Yaşam

  • Sigarayı bırakın: Sigara hastalığın ilerlemesini hızlandırır ve akciğer fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
  • Her gün egzersiz yapın; egzersizi yaşamınızın bir parçası haline getirin.
  • Doğru duruşa dikkat edin: Dik oturun ve yürüyün; masa başında çalışıyorsanız ergonomik düzenleme yapın ve sık ara verin.
  • Uyku pozisyonu: Sert bir yatakta, ince bir yastıkla sırtüstü veya yüzüstü uyumak omurganın düz kalmasına yardımcı olur.
  • Sağlıklı kiloyu koruyun ve dengeli beslenin.
  • Düşmelerden ve omurga travmalarından korunun: Kaynaşmış omurga daha kırılgan olabilir; boyun veya sırta alınan darbeden sonra yeni ağrı olursa hekime başvurun.
  • Göz belirtilerine dikkat edin: Gözde ani kızarıklık ve ağrı olursa hemen göz hekimine başvurun.
  • Kontrollerinizi aksatmayın ve ilaçlarınızı düzenli kullanın.

Sık Sorulan Sorular

  • Ankilozan spondilit sakatlığa yol açar mı? Erken tanı, düzenli egzersiz ve uygun tedaviyle hastaların büyük çoğunluğunda ciddi sakatlık önlenebilir.
  • HLA-B27 pozitifliği hastalık anlamına mı gelir? Hayır; HLA-B27 taşıyan kişilerin çoğunda hastalık gelişmez. Tanı, belirtiler ve diğer bulgularla konur.
  • Ankilozan spondilit hastaları spor yapabilir mi? Evet; düzenli egzersiz ve spor tedavinin önemli bir parçasıdır. Temas sporları ve düşme riski yüksek sporlar konusunda hekiminize danışın.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

45 yaşından önce başlayan, 3 aydan uzun süren, dinlenmekle artıp hareketle azalan, geceleri uyandıran ve sabahları uzun süren tutuklukla seyreden bel ağrınız varsa; topuk ağrısı, kalça ağrısı, eklem şişliği veya ailenizde ankilozan spondilit öyküsü bulunuyorsa bir romatoloji uzmanına başvurun.

Acil durum: Gözde ani başlayan ağrı, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve bulanık görme; boyun veya sırta darbe ya da düşme sonrası yeni başlayan şiddetli ağrı; kol veya bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, idrar veya dışkı kaçırma ya da biyolojik ilaç kullanırken yüksek ateş varsa beklemeden acil servise başvurun.

Ankilozan spondilit romatoloji uzmanları tarafından tedavi edilir; egzersiz ve rehabilitasyon için fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları ve fizyoterapistlerden, göz tutulumunda göz hastalıkları, bağırsak tutulumunda gastroenteroloji, cerrahi gerektiğinde ortopedi ve beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarından destek alınır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Ankilozan spondilit tamamen iyileşir mi?

Ankilozan spondilitin kesin bir tedavisi yoktur, ancak uygun tedavi ile semptomlar kontrol altına alınabilir ve hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Erken tanı ve düzenli takip ile hastalar aktif bir yaşam sürdürebilir.

Ankilozan spondilit kalıtsal mıdır?

Genetik yatkınlık önemli bir faktördür. HLA-B27 geni taşıyan kişilerde hastalık riski daha yüksektir, ancak bu geni taşıyan herkeste hastalık gelişmez. Ailede AS öyküsü olması riski artırır.

Ankilozan spondilit hangi yaşlarda görülür?

Genellikle 20-40 yaşları arasında başlar, ancak çocukluk veya ileri yaşta da görülebilir. Erkeklerde kadınlara göre daha sık ve daha ağır seyreder.

Egzersiz ankilozan spondilite iyi gelir mi?

Evet, düzenli egzersiz omurga esnekliğini korumak, duruşu düzeltmek ve ağrıyı azaltmak için çok önemlidir. Yüzme, germe ve yürüyüş gibi düşük etkili egzersizler önerilir.

Ankilozan spondilit gözleri etkiler mi?

Evet, hastaların bir kısmında üveit adı verilen göz iltihabı gelişebilir. Kızarıklık, ağrı, ışığa hassasiyet ve bulanık görme gibi belirtiler ortaya çıkarsa acilen göz doktoruna başvurulmalıdır.

Ankilozan Spondilit ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Ankilozan Spondilit ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →