Akatizi

Psikiyatri
Halk arasında: iç huzursuzluk, antipsikotik huzursuzluğu

Akatizi, kişinin bedeninde yoğun bir iç huzursuzluk hissedip yerinde duramamasıyla seyreden bir hareket bozukluğudur. Çoğunlukla antipsikotik ve bazı antidepresan ilaçların yan etkisi olarak görülür. Bu sayfada akatizinin belirtileri, nedenleri, benzer durumlardan farkı, tanısı, tedavi seçenekleri ve ne zaman doktora başvurulması gerektiği anlatılmaktadır.

Akatizi nedir?

Akatizi, kişinin bedeninde ve zihninde yoğun bir iç huzursuzluk hissetmesi ve bu yüzden yerinde oturamaması, sürekli hareket etme ihtiyacı duyması durumudur. Kelime Yunancada “oturamamak” anlamına gelen bir ifadeden türemiştir. Akatizi tek başına bir hastalık olmaktan çok, çoğunlukla bir ilacın yan etkisi olarak ortaya çıkan bir hareket bozukluğu tablosudur. Özellikle antipsikotik adı verilen ilaç grubuyla ilişkilendirilir; ancak bazı antidepresanlar, mide bulantısı ilaçları ve diğer bazı ilaçlar sırasında da görülebilir.

Akatizi yaşayan kişi çoğu zaman “içimde bir kıpırdanma var, duramıyorum, bacaklarım rahat durmuyor” şeklinde tarif eder. Bu his yalnızca sinirlilik ya da endişe değildir; bedenin hareket etmeye zorlandığı, hareket edince kısmen rahatladığı, hareketsiz kalınca ise rahatsızlığın arttığı bir durumdur. Bu nedenle kişi ayakta dolaşır, ağırlığını bir ayağından diğerine verir, oturduğunda bacaklarını sallar ya da sık sık pozisyon değiştirir.

Akatizi hem hastanın yaşam kalitesini ciddi biçimde bozabilir hem de tedaviye uyumu azaltabilir. İlaç kullanan kişi bu hissi ilacın bir yan etkisi olarak değil de hastalığının kötüleşmesi olarak yorumlayabilir. Bu karışıklık hem hasta hem de çevresi için önemli bir sorundur. Doğru tanınması, doktorun ilaç planını uygun biçimde düzenlemesine olanak verir.

Akatizi ne kadar yaygındır?

Akatizi, antipsikotik ilaç kullanan kişilerde en sık görülen hareket bozukluğu yan etkilerinden biridir. Görülme sıklığı kullanılan ilaca, dozuna, dozun ne kadar hızlı artırıldığına ve kişinin duyarlılığına göre belirgin biçimde değişir. Bazı ilaçlarda risk daha düşük, bazılarında daha yüksektir. Aynı ilaç iki farklı kişide çok farklı sonuç verebilir; bu yüzden belirli bir ilacın herkeste akatizi yapacağını ya da yapmayacağını söylemek mümkün değildir.

Genç erişkinlerde, yüksek dozla başlanan ya da dozu hızlı artırılan tedavilerde ve daha önce benzer bir yan etki yaşamış kişilerde risk daha fazladır. Demir eksikliği gibi bazı durumların da akatizi riskini artırabileceği bildirilmektedir. Yine de bu bilgiler genel eğilimleri gösterir; kişisel risk için tedaviyi yürüten hekimin değerlendirmesi esastır.

Akatizinin belirtileri

Akatizi belirtileri iki ana başlıkta toplanır: öznel yani kişinin hissettikleri, ve nesnel yani dışarıdan gözlenen hareketler.

Kişinin hissettikleri:

  • Bedenin içinde, özellikle bacaklarda hissedilen yoğun huzursuzluk ve gerginlik
  • Yerinde duramama, oturunca ya da yatınca artan rahatsızlık
  • Zihinde dinginlik bulamama, sürekli bir şey yapma ihtiyacı
  • Sabırsızlık, tedirginlik ve gerginlik hali
  • Uykuya dalmakta güçlük ve dinlendirici olmayan uyku
  • Bazı kişilerde sıkıntı, öfke ya da çaresizlik duygusu

Dışarıdan gözlenen hareketler:

  • Oturmuşken bacakları sallamak, bacak bacak üstüne atıp sık sık değiştirmek
  • Ayakta dururken ağırlığı bir ayaktan diğerine vermek, olduğu yerde yürür gibi adım atmak
  • Odada sürekli dolaşmak, bir yere oturup kalkmak
  • Kısa süre bile olsa hareketsiz kalamamak
  • Ellerle sürekli bir şeylerle uğraşmak, yüzü ya da saçı ovuşturmak

Bu belirtiler ilaç başlandıktan ya da dozu artırıldıktan sonraki saatler, günler ya da haftalar içinde ortaya çıkabilir. Bazı kişilerde ise ilaç uzun süre kullanıldıktan sonra, hatta dozun azaltılması ya da ilacın kesilmesi sırasında da görülebilir.

Akatizi türleri

Akatizi, belirtilerin ortaya çıkış zamanına göre sınıflandırılır:

  • Akut akatizi: İlaca başlandıktan ya da dozu artırıldıktan kısa süre sonra, genellikle ilk günler ve haftalar içinde ortaya çıkar. En sık görülen biçimdir.
  • Geç başlangıçlı akatizi: İlacın uzun süre kullanılmasından sonra, aylar hatta yıllar sonra başlayabilir.
  • Çekilme akatizisi: İlaç dozu azaltıldığında ya da ilaç kesildiğinde ortaya çıkan, genellikle geçici olan türdür.
  • Kronik akatizi: Üç ay ve daha uzun süre devam eden belirtileri tanımlar; ilaç değişikliğine rağmen sürebilir.

Nedenleri ve risk faktörleri

Akatizinin kesin mekanizması tam olarak aydınlatılmış değildir. En çok kabul gören görüşe göre, beyinde hareketin kontrolünde rol oynayan dopamin sisteminin etkilenmesi önemli bir etkendir. Antipsikotik ilaçlar dopamin etkisini azaltır; bu durum bazı kişilerde hareket kontrolünü ve huzursuzluk hissini düzenleyen devrelerde dengesizliğe yol açabilir. Serotonin, noradrenalin ve diğer sinyal sistemlerinin de katkısı olduğu düşünülmektedir.

Akatiziye yol açabilen ilaç grupları arasında şunlar sayılabilir:

  • Antipsikotik ilaçlar (hem eski hem yeni kuşak ilaçlar)
  • Bazı antidepresan ilaçlar, özellikle seçici serotonin geri alım engelleyicileri
  • Mide bulantısı ve kusmayı önlemek için kullanılan bazı ilaçlar
  • Bazı tansiyon ve kalp ilaçları
  • Bazı sakinleştirici ve mizaç düzenleyici ilaçlar

Risk faktörleri şu şekilde özetlenebilir:

  • İlaç dozunun yüksek olması ya da çok hızlı artırılması
  • Birden fazla ilacın birlikte kullanılması
  • Daha önce akatizi ya da diğer hareket yan etkilerini yaşamış olmak
  • Demir eksikliği
  • Beyin hasarı veya bazı nörolojik hastalıkların varlığı
  • Duygudurum bozuklukları ve alkol ya da madde kullanım öyküsü

Akatizi ile karıştırılabilen durumlar

Akatizinin tanınmasındaki en büyük güçlük, benzer görünen başka durumlarla karışmasıdır. Bu durumların doğru ayırt edilmesi tedavi yönünü değiştirir; çünkü yanlışlıkla yalnızca ilaç dozunun artırılması akatiziyi daha da kötüleştirebilir.

  • Anksiyete ve ajitasyon: Kaygı bozukluğunda huzursuzluk daha çok düşünce ve endişe kaynaklıdır. Akatizide ise rahatsızlık ağırlıklı olarak bedensel bir hareket ihtiyacıdır.
  • Hastalığın kötüleşmesi: Psikotik belirtilerin artması ya da duygudurum dönemlerinin başlaması huzursuzluk yapabilir. Zamanlama ve ilaç değişikliği ile ilişki sorgulanır.
  • Huzursuz bacak sendromu: Genellikle akşam ve gece, dinlenme sırasında bacaklarda ortaya çıkan, hareketle azalan rahatsız edici duyumdur. Akatizi ise gün boyu süren daha yaygın bir huzursuzluktur.
  • Parkinsonizm ve distoni: Antipsikotiklerin yol açtığı diğer hareket sorunlarıdır; kas sertliği, titreme veya istem dışı kasılmalarla seyreder.
  • Madde yoksunluğu veya etkisi: Alkol ve bazı maddelerin bırakılması ya da kullanılması benzer huzursuzluk yaratabilir.
  • Tiroid fazlalığı: Hipertiroidi de huzursuzluk, terleme ve çarpıntıya neden olabilir.

Tanı nasıl konur?

Akatizi tanısı esas olarak klinik değerlendirmeyle konur; kesin tanı koyduran bir kan testi ya da görüntüleme yöntemi yoktur. Hekim, belirtilerin ne zaman başladığını, hangi ilaçların kullanıldığını, dozlarda yakın zamanda değişiklik olup olmadığını ve kişinin yakınmalarının niteliğini ayrıntılı olarak sorar. Hastanın otururken ve ayakta dururken gözlemlenmesi de önemli ipuçları verir.

Değerlendirmede ölçekler kullanılabilir. Bunların en bilineni Barnes Akatizi Derecelendirme Ölçeğidir. Bu ölçek hem gözlenen hareketi hem kişinin hissettiği huzursuzluğu hem de bunun yarattığı sıkıntıyı puanlayarak şiddetin belirlenmesine yardımcı olur.

Hekim ayrıca diğer olası nedenleri dışlamak için gerekirse kan tahlilleri isteyebilir. Demir düzeyi, tiroid hormonları ve böbrek-karaciğer işlevleri bu kapsamda bakılabilen testlerdir. Tanı sürecinde ilacı kendi başına kesmek ya da dozu değiştirmek doğru değildir; çünkü ani kesilme hem asıl hastalığın kontrolünü bozabilir hem de başka yoksunluk belirtilerine yol açabilir.

Tedavi seçenekleri

Akatizi tedavisinde en önemli ilke, tedaviyi yürüten hekimle işbirliği içinde, kişiye özel bir plan yapılmasıdır. İlaç tedavisinin kendi başına bırakılması ya da değiştirilmesi risklidir. Hekimin başvurabileceği yaklaşımlar şunlardır:

  • Doz ayarlaması: Mümkünse suçlanan ilacın dozunun düşürülmesi. Bu karar hastalığın durumuna göre hekim tarafından verilir.
  • İlaç değişikliği: Akatizi riski daha düşük olan bir ilaca geçilmesi seçeneği değerlendirilebilir.
  • Ek tedaviler: Belirtileri hafifletmek için hekim, farklı ilaç gruplarından destekleyici tedaviler önerebilir. Hangi ilacın uygun olduğu kişinin diğer sağlık sorunlarına ve kullandığı ilaçlara bağlıdır.
  • Eksikliklerin giderilmesi: Demir eksikliği saptanırsa bunun düzeltilmesi yararlı olabilir.
  • Yakın izlem: Belirtilerin seyri düzenli aralıklarla kontrol edilir ve gerekirse plan yeniden gözden geçirilir.

Tedaviye yanıt çoğu kişide iyidir. Belirtiler genellikle doz düzenlemesi veya ilaç değişikliğinden sonra günler ya da haftalar içinde azalır. Yine de hiçbir hasta için kesin bir süre veya sonuç söz konusu değildir; her kişide yanıt farklıdır.

Çocuklarda ve yaşlılarda akatizi

Çocuk ve ergenlerde akatizi, huzursuzluk ya da dikkat dağınıklığı gibi davranış sorunları olarak yanlış yorumlanabilir. Çocuk yakınmasını tarif etmekte zorlanabilir; bu yüzden ebeveynlerin ilaç başlandıktan sonra ortaya çıkan davranış değişikliklerini doktora bildirmesi çok önemlidir.

Yaşlılarda ise akatizi yanında düşme riski artar. Huzursuzluk yüzünden sürekli kalkıp dolaşan yaşlı kişi dengesini kaybedebilir. Ayrıca bunama gibi durumlarda huzursuzluk hastalığa bağlanabilir ve akatizi gözden kaçabilir. Bu nedenle yaşlılarda ilaç değişiklikleri sonrası belirtilerin dikkatle izlenmesi gerekir.

Hastanın ve yakınlarının dikkat etmesi gerekenler

Akatizi yaşayan kişi, bu hissin ilacın bir yan etkisi olabileceğini bilmelidir. Yakınmalarını çekinmeden hekimine anlatması, çözüme giden ilk adımdır. Aşağıdaki öneriler günlük yaşamda yardımcı olabilir:

  • Huzursuzluğun ne zaman başladığını, ilaç ya da doz değişikliğiyle ilişkisini not edin ve hekiminize gösterin.
  • İlacınızı kendi kararınızla bırakmayın veya dozunu değiştirmeyin.
  • Hafif tempolu yürüyüş gibi hareketler geçici rahatlama sağlayabilir, ancak bu tedavinin yerini tutmaz.
  • Kafein ve alkol huzursuzluğu artırabileceğinden tüketimi sınırlamak yararlı olabilir.
  • Düzenli uyku saatlerine dikkat edin.
  • Yakınlarınız, huzursuzluğu kişinin ‘huysuzluğu’ olarak değil, tedavi edilebilir bir yan etki olarak görmelidir.

Ne zaman doktora başvurulmalı?

İlaç kullanımı sırasında ya da dozun değiştirilmesinden sonra yerinde duramama, bacaklarda yoğun huzursuzluk veya sürekli hareket etme ihtiyacı fark edilirse en kısa sürede ilacı reçete eden hekimle görüşülmelidir. Randevuyu beklemek zor geliyorsa muayene için daha erken bir görüşme istenebilir.

Aşağıdaki durumlarda gecikmeden acil servise veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurun: Huzursuzluk dayanılmaz hale geldiyse, kendinize zarar verme düşünceleri ortaya çıktıysa, yüksek ateş, belirgin kas sertliği, bilinç bulanıklığı veya şiddetli terleme eşlik ediyorsa. Bu belirtiler başka ciddi ilaç reaksiyonlarına işaret edebilir ve hızlı değerlendirme gerektirir.

Sonuç

Akatizi, özellikle antipsikotik ve bazı diğer ilaçların kullanımı sırasında ortaya çıkabilen, tedavi edilebilir bir yan etkidir. Fark edilmediğinde kişinin yaşam kalitesini bozabilir ve tedaviyi bırakmasına yol açabilir. Erken tanındığında ise çoğunlukla ilaç düzenlemesiyle kontrol altına alınır. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı için mutlaka bir psikiyatri uzmanına veya tedavinizi yürüten hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Akatizi nedir, anksiyeteyle aynı şey mi?

Hayır. Akatizi ağırlıklı olarak bedensel bir hareket ihtiyacı ve iç huzursuzluk halidir; çoğunlukla ilaç yan etkisidir. Anksiyetede ise huzursuzluk daha çok endişe ve düşünce kaynaklıdır. İkisi birlikte de görülebileceğinden ayrımı hekim yapar.

Akatizi hangi ilaçlarla görülür?

En sık antipsikotik ilaçlarla görülür. Bazı antidepresanlar, mide bulantısı ilaçları ve diğer bazı ilaçlar da buna yol açabilir. Risk ilaca, doza ve kişiye göre değişir.

Akatizi geçer mi?

Çoğu kişide hekimin doz ayarlaması, ilaç değişikliği veya destekleyici tedavisiyle belirtiler azalır. Süre ve yanıt kişiden kişiye değişir; bu nedenle ilaç kendi kendine bırakılmamalı, hekimle plan yapılmalıdır.

Akatizi tanısı nasıl konur?

Tanı klinik değerlendirmeyle konur. Hekim ilaç öyküsünü ve belirtileri sorar, hastayı gözlemler ve gerekirse Barnes ölçeği gibi araçlar kullanır. Diğer nedenleri dışlamak için kan tahlilleri istenebilir.

Akatizi huzursuz bacak sendromundan nasıl ayrılır?

Huzursuz bacak sendromu genellikle akşam ve gece, dinlenirken bacaklarda başlar ve hareketle azalır. Akatizi ise gün boyu süren, yalnızca bacaklarla sınırlı olmayan daha yaygın bir iç huzursuzluktur ve ilaç kullanımıyla ilişkilidir.

Akatizi ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Akatizi ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →