K Vitamini Eksikliği
K vitamini eksikliği; kanın pıhtılaşmasında ve kemik sağlığında görevli K vitamininin yetersiz olması sonucu kolay morarma, burun ve diş eti kanaması gibi bulgulara yol açan bir durumdur. Yenidoğanlarda, emilim bozukluklarında, karaciğer ve safra yolu hastalıklarında ve uzun süreli antibiyotik kullanımında görülebilir. Belirtileri, nedenleri, tanısı, tedavisi ve korunma yolları bu sayfada anlatılmaktadır.
K Vitamini Eksikliği Nedir?
K vitamini, yağda çözünen bir vitamindir ve vücutta en çok kanın pıhtılaşması ile kemik sağlığında görev alır. Adını Almanca "Koagulation" (pıhtılaşma) sözcüğünden alır. Karaciğerde üretilen bazı pıhtılaşma proteinlerinin (faktör II, VII, IX ve X ile protein C ve protein S) işlevsel hale gelebilmesi için K vitaminine ihtiyaç vardır. Vitamin yetersiz olduğunda bu proteinler etkin çalışamaz, kanın pıhtılaşma süresi uzar ve kanama eğilimi artar.
K vitamini eksikliği, sağlıklı bir yetişkinde nadir görülür. Çünkü vitamin hem besinlerle alınır hem de kalın bağırsaktaki bazı bakteriler tarafından üretilir, ayrıca vücutta belli bir miktar depolanır ve geri dönüştürülür. Buna karşılık yenidoğanlarda, yağ emilimini bozan hastalıklarda, uzun süreli antibiyotik kullanımında ve karaciğer hastalıklarında eksiklik gelişebilir. Eksiklik hafif seyredebileceği gibi, özellikle bebeklerde ciddi ve hayatı tehdit eden kanamalara yol açabilir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kanama, morarma veya şüpheli bir belirti fark ettiğinizde tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurmalısınız. K vitamini takviyesini hekim önerisi olmadan kullanmamalısınız.
K Vitamininin Vücuttaki Görevleri ve Türleri
K vitamininin başlıca iki doğal formu vardır. K1 vitamini (filokinon) yeşil yapraklı sebzelerde bulunur ve besinlerle alınan K vitamininin büyük bölümünü oluşturur. K2 vitamini (menakinon) ise fermente gıdalarda bulunur ve bağırsak bakterileri tarafından da üretilir. K3 (menadion) sentetik bir formdur ve güvenlik nedeniyle insanlarda takviye olarak önerilmez.
- Kanın pıhtılaşması: Karaciğerde yapılan pıhtılaşma faktörlerinin aktive edilmesini sağlar.
- Kemik metabolizması: Osteokalsin gibi kemik proteinlerinin kalsiyumu bağlayabilmesine yardımcı olur.
- Damar sağlığı: Kalsiyumun damar duvarında birikmesini düzenleyen bazı proteinlerin çalışmasına katkıda bulunur.
- Diğer işlevler: Hücre büyümesi ve doku onarımında rol oynayan bazı proteinlerin düzenlenmesine katılır.
Vitamin K yağda çözündüğü için emilimi safra tuzlarına ve yağ emilimine bağlıdır. Safra salgısının veya ince bağırsak emiliminin bozulduğu durumlarda yeterli miktarda alınsa bile vücuda yararlı olamayabilir.
K Vitamini Eksikliği Belirtileri
Eksikliğin en belirgin bulgusu kanama eğiliminin artmasıdır. Belirtiler eksikliğin derecesine göre değişir ve hafif olgularda hiç belirti görülmeyebilir. Kan testi yapılmadan yalnızca belirtilere bakarak tanı koymak güvenilir değildir; benzer bulgular başka kanama hastalıklarında da görülebilir.
- Hafif bir çarpmayla kolayca morarma veya nedensiz görülen morluklar
- Burun kanamasının sık tekrarlaması veya zor durması
- Diş eti kanaması
- Kesik ve yaralarda kanamanın uzun sürmesi
- Adet kanamasının alışılmışın dışında bol veya uzun olması
- Dışkıda siyah, katran görünümlü renk veya kanlı dışkı
- İdrarda kan görülmesi
- Tırnak altında ince, çizgi şeklinde küçük kanamalar
- Uzun süreli ve ciddi eksiklikte kemik yoğunluğunda azalma
Aşağıdaki durumlarda gecikmeden acil servise başvurulmalıdır: durdurulamayan kanama, kanlı kusma, siyah dışkı, şiddetli baş ağrısı ile birlikte bilinç değişikliği, bir bebekte göbek kordonundan, ciltten veya burundan kanama.
Yenidoğanda K Vitamini Eksikliği Kanaması
Yenidoğanlar K vitamini eksikliğine en yatkın gruptur. Bunun birkaç nedeni vardır: K vitamini plasentadan bebeğe çok az geçer, doğumda bebeğin depoları düşüktür, bağırsaktaki yararlı bakteri florası henüz oluşmamıştır ve anne sütündeki K vitamini miktarı mamaya göre düşüktür. Bu durum eskiden "yenidoğanın hemorajik hastalığı" olarak adlandırılan, günümüzde "K vitamini eksikliği kanaması" denilen tabloya yol açabilir.
- Erken başlangıçlı: Doğumdan sonraki ilk 24 saatte görülür. Genellikle annenin kullandığı bazı ilaçlarla (örneğin bazı sara ilaçları ve kan sulandırıcılar) ilişkilidir.
- Klasik form: Yaşamın ilk haftasında görülür. Göbek, bağırsak, burun veya cilt kanaması şeklinde olabilir.
- Geç başlangıçlı form: Doğumdan sonra iki haftadan altı aya kadar, en sık 3-8. haftalarda ortaya çıkar. Beyin içi kanama gibi ağır sonuçlar doğurabilir. Özellikle yalnızca anne sütü alan ve profilaksi yapılmamış bebeklerde, ayrıca safra yolu hastalığı veya kronik ishali olan bebeklerde riski yüksektir.
Bu kanamalar büyük ölçüde önlenebilir. Dünya genelinde ve ülkemizde yenidoğanlara doğumdan sonra tek doz K vitamini enjeksiyonu yapılması rutin uygulamadır. Bebeğinize bu uygulamanın yapılıp yapılmadığını doğum sonrası kayıtlardan ve çocuk doktorunuzdan öğrenebilirsiniz.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
K vitamini eksikliği genellikle tek başına yetersiz beslenmeden değil, emilim bozukluğundan, ilaç etkisinden veya karaciğer hastalığından kaynaklanır. Başlıca nedenler şunlardır:
- Yağ emilimini bozan hastalıklar: Çölyak hastalığı, kistik fibrozis, Crohn hastalığı, kronik pankreatit ve kısa bağırsak sendromu.
- Safra yolu hastalıkları: Safra yolu tıkanıklığı ve kolestaz. Safra olmadan yağda çözünen vitaminler yeterince emilemez.
- Karaciğer hastalıkları: Siroz gibi durumlarda pıhtılaşma faktörü üretimi azalır; bu durum K vitamini eksikliğinden ayrı bir sorundur ancak çoğu zaman birlikte görülür.
- Antibiyotik kullanımı: Uzun süreli ve geniş etkili antibiyotikler bağırsak bakterilerini azaltarak K2 üretimini düşürebilir. Özellikle yetersiz beslenen ve ağır hastalarda risk artar.
- Varfarin kullanımı: Varfarin K vitaminine karşı çalışan bir kan sulandırıcıdır. Amaç zaten K vitamini etkisini azaltmaktır, ancak dozun fazla olması kanamaya yol açabilir.
- Bazı ilaçlar: Kolestiramin gibi safra asidi bağlayıcılar, uzun süreli mineral yağ kullanımı ve orlistat gibi yağ emilimini azaltan ilaçlar emilimi etkileyebilir.
- Yetersiz beslenme: Çok kısıtlı diyet, alkol bağımlılığı, uzun süre sadece damardan beslenme (K vitamini eklenmezse) ve yeme bozuklukları.
- Bariatrik cerrahi: Mide ve bağırsak yolunu değiştiren obezite ameliyatları emilimi azaltabilir.
- Yenidoğan dönemi: Önceki bölümde anlatılan fizyolojik nedenler.
Yaşlılarda, uzun süre hastanede yatanlarda ve birden fazla ilaç kullananlarda risk daha yüksektir. Bu gruplarda belirtiler başka hastalıklarla karışabileceği için hekim takibi önemlidir.
Tanı Nasıl Konur?
Tanı, hekimin öykü alması, muayene yapması ve kan testleri istemesiyle konur. Kullanılan ilaçlar, beslenme alışkanlıkları, geçirilmiş ameliyatlar, kronik bağırsak veya karaciğer hastalığı varlığı ve ailede kanama hastalığı öyküsü sorgulanır.
- Protrombin zamanı (PT) ve INR: K vitaminine bağımlı faktörlerin eksikliğinde uzar. En sık kullanılan tarama testidir.
- aPTT: Daha ağır eksiklikte uzayabilir.
- K vitamini düzeyi ve PIVKA-II: Gerekli görülürse yapılan daha özel testlerdir. Her merkezde bulunmayabilir.
- Tam kan sayımı: Kanamaya bağlı kansızlık olup olmadığını gösterir.
- Karaciğer fonksiyon testleri: Pıhtılaşma bozukluğunun karaciğer kaynaklı olup olmadığını ayırt etmeye yardımcı olur.
Ayırıcı tanıda en önemli adım, uzamış PT'nin karaciğer yetmezliğinden mi yoksa K vitamini eksikliğinden mi kaynaklandığını anlamaktır. Hekim bazen K vitamini verip pıhtılaşma testlerindeki düzelmeyi izleyerek tanıyı destekler. Hemofili ve von Willebrand hastalığı gibi kalıtsal kanama hastalıkları da benzer bulgular verebileceğinden değerlendirmeye alınır.
Tedavi Seçenekleri
Tedavi, eksikliğin nedenine ve kanamanın şiddetine göre belirlenir. Tedaviyi hekim planlar; kendi kendine ilaç veya yüksek doz takviye kullanmak doğru değildir.
- Ağızdan K vitamini: Hafif eksiklikte ve emilimi bozulmamış kişilerde genellikle yeterlidir.
- Damar yoluyla (intravenöz) K vitamini: Ağır eksiklik, aktif kanama veya emilim bozukluğu olan kişilerde tercih edilir. Nadiren ciddi alerjik reaksiyon görülebildiği için hastane ortamında, yavaş verilir.
- Kas içi veya deri altı enjeksiyon: Bazı durumlarda kullanılır; hekim uygun yolu seçer.
- Taze donmuş plazma veya protrombin kompleks konsantresi: Hayatı tehdit eden kanamalarda pıhtılaşma faktörlerini hızla yerine koymak için verilir.
- Altta yatan nedenin tedavisi: Çölyak hastalığında glütensiz diyet, safra yolu tıkanıklığının giderilmesi, gereksiz antibiyotiğin kesilmesi gibi.
- Yenidoğanda önleme: Doğumdan sonra tek doz K vitamini uygulaması.
Varfarin kullanan bir kişide INR çok yükselmişse hekim, kanama riskine göre ilacın dozunu değiştirebilir veya K vitamini verebilir. Varfarin kullanıyorsanız kendi başınıza K vitamini takviyesi başlamamalı, doz değişikliğini hekiminize danışmalısınız.
K Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?
Dengeli bir beslenme çoğu sağlıklı yetişkinin K vitamini ihtiyacını karşılar. Yeterli alım düzeyi yetişkinlerde günde kabaca 90-120 mikrogram olarak kabul edilir. Gereksinimler yaşa, cinsiyete ve hekimin değerlendirmesine göre değişebilir.
- K1 açısından zengin: ıspanak, lahana, pazı, kıvırcık, brokoli, Brüksel lahanası, marul, maydanoz, tere ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler.
- Bitkisel yağlar: soya yağı, kanola yağı ve zeytinyağı daha az ölçüde katkı sağlar.
- K2 kaynakları: peynir, yoğurt, tereyağı, yumurta sarısı ve karaciğer gibi hayvansal besinler ile fermente gıdalar.
- Meyveler: kivi, avokado ve erik ölçülü miktarda içerir.
K vitamini yağda çözündüğü için yeşil sebzeleri bir miktar sıvı veya katı yağ ile birlikte tüketmek emilimi artırır. Pişirmek vitaminin büyük bölümünü bozmaz.
Varfarin Kullananlar İçin Beslenme Notu
Varfarin kullananlarda amaç K vitaminini tamamen bırakmak değil, her gün benzer miktarda almaktır. Bir gün çok miktarda yeşil sebze yiyip sonraki günlerde hiç yememek INR değerinin dalgalanmasına yol açabilir. Beslenme düzeninde belirgin değişiklik yapacaksanız, hekiminizi veya diyetisyeninizi bilgilendirin. Yeni bir ilaç veya bitkisel ürün başladığınızda da aynısını yapın.
Çocuklarda ve Bebeklerde K Vitamini
Yenidoğan dönemi sonrasında sağlıklı çocuklarda eksiklik nadirdir. Ancak kronik ishali, çölyak hastalığı, kistik fibrozisi veya safra yolu sorunu olan çocuklarda risk vardır. Bebeklerde uzun süren sarılık, açık renkli dışkı ve koyu idrar safra yolu sorununa işaret edebilir; bu durumda çocuk doktoruna başvurulmalıdır.
Anne sütü bebeklerin en iyi besinidir. Yalnızca anne sütü alan bebeklere K vitamini profilaksisinin yapılmış olması çok önemlidir. Bebeğinize yapılan uygulamaları ve gerekiyorsa takviye gereksinimini çocuk doktorunuzla konuşun.
Gebelikte ve Emzirme Döneminde
Gebelikte K vitamini ihtiyacı dengeli beslenme ile genellikle karşılanır. Sara ilaçları, kan sulandırıcılar veya emilim sorunu olan gebelerde hekim, bebekte kanama riskini azaltmak için ek önlemler planlayabilir. Bu amaçla kullanılan her türlü takviye hekim kontrolünde olmalıdır.
Günlük Yaşamda Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Çeşitli ve dengeli beslenin; her gün yeşil yapraklı sebze tüketmeye özen gösterin.
- Uzun süreli antibiyotik kullanımı gerekiyorsa, kanama belirtilerini izleyin ve hekiminize bildirin.
- Kronik bağırsak, karaciğer veya safra yolu hastalığınız varsa düzenli kontrollere gidin.
- Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız INR kontrollerinizi aksatmayın.
- Yağda çözünen vitamin takviyelerini önerilen dozun üzerinde kullanmayın.
- Çarpma ve düşme riskini azaltmak için evde güvenlik önlemleri alın; özellikle kanama eğilimi olanlar bu konuda dikkatli olmalıdır.
- Diş eti ve burun kanamaları sık tekrarlıyorsa bunu önemsiz görmeyin.
Korunma
K vitamini eksikliğinden korunmanın temeli, yenidoğanlarda önerilen profilaksinin yapılması, dengeli beslenme, altta yatan emilim ve karaciğer hastalıklarının tedavisi ve ilaç kullanımının hekim kontrolünde yürütülmesidir. Risk altındaki kişilerde (uzun süre damardan beslenenler, ağır emilim bozukluğu olanlar gibi) hekim düzenli takip ve gerekirse koruyucu K vitamini verebilir.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Nedeni anlaşılamayan sık morarma, tekrarlayan burun veya diş eti kanaması, uzayan adet kanaması, dışkıda veya idrarda kan görülmesi gibi bulgularda aile hekimi, dahiliye veya hematoloji uzmanına başvurulmalıdır. Bebeklerde göbek bölgesinde, ciltte veya burunda kanama, huzursuzluk, aşırı uyku hali, kusma ve kasılma gibi bulgular için hemen çocuk doktoruna veya acile gidilmelidir.
Şiddetli, durmayan kanama; kanlı kusma; kafa travması sonrası baş ağrısı, uyku hali veya bilinç değişikliği acil tıbbi müdahale gerektirir.
Sık Sorulan Sorular
K vitamini eksikliği kendiliğinden geçer mi? Hafif ve geçici nedenlere bağlı olgular beslenmeyle düzelebilir; ancak emilim bozukluğu, ilaç etkisi veya karaciğer hastalığı varsa neden tedavi edilmeden eksiklik tekrarlar. Bu yüzden hekim değerlendirmesi gerekir.
K vitamini takviyesi herkese gerekli midir? Hayır. Sağlıklı beslenen yetişkinlerin çoğunda takviyeye gerek yoktur. Takviye, eksiklik saptandığında veya riskli durumlarda hekimin önerisiyle kullanılmalıdır.
Fazla K vitamini zararlı mıdır? Besinlerle alınan K vitamininin zararı bilinmemektedir. Ancak kan sulandırıcı kullananlarda ani değişimler ilacın etkisini bozabilir. Yüksek doz takviye ve sentetik K3 formu önerilmez.
Sık Sorulan Sorular
K vitamini eksikliğinde hangi belirtiler görülür?
En sık görülen belirti kanamaya eğilimdir: kolay morarma, burun ve diş eti kanaması, kesiklerde uzayan kanama, bol adet kanaması, dışkıda veya idrarda kan. Belirtiler başka hastalıklarda da görülebileceğinden kesin tanı için hekime başvurulmalı ve kan testleri yaptırılmalıdır.
K vitamini eksikliği hangi testle anlaşılır?
Genellikle protrombin zamanı (PT) ve INR testi ile anlaşılır; PT uzamıştır. Gerektiğinde aPTT, tam kan sayımı, karaciğer testleri ve özel K vitamini düzeyi ölçümleri de yapılabilir. Yorumu bir hekim yapmalıdır.
Yenidoğan bebeklere neden K vitamini enjeksiyonu yapılır?
Yenidoğanlarda K vitamini depoları düşüktür, bağırsak bakterileri henüz yeterli değildir ve anne sütü az K vitamini içerir. Bu nedenle beyin dahil ciddi kanamalar görülebilir. Doğum sonrası tek doz enjeksiyon bu kanamaları büyük ölçüde önler.
K vitamini en çok hangi besinlerde bulunur?
Ispanak, lahana, pazı, brokoli, marul ve maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler K1 vitamininin en zengin kaynaklarıdır. K2 vitamini peynir, yoğurt, yumurta sarısı ve fermente gıdalarda bulunur. Yağ ile birlikte tüketmek emilimi artırır.
Kan sulandırıcı kullananlar K vitamininden uzak mı durmalı?
Varfarin kullananlar K vitaminli besinleri tamamen bırakmamalı, her gün benzer miktarda tüketmelidir. Ani artış veya azalma INR değerini etkileyebilir. Beslenme değişikliklerini ve takviyeleri hekiminizle konuşmadan başlamayın.
Kendi durumunuzu yazın, K Vitamini Eksikliği ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.
Bu konuda kendi sorumu sor →