Oral Liken Planus

Diş Hastalıkları Ve Tedavisi
Halk arasında: ağız içi liken planus, ağız liken planusu, yanak içinde beyaz çizgiler

Oral liken planus, ağız içindeki mukozayı etkileyen, bulaşıcı olmayan, kronik ve bağışıklık sistemiyle ilişkili iltihabi bir hastalıktır. En sık yanak içlerinde beyaz, dantel benzeri çizgiler şeklinde görülür; bazı türleri ise kırmızı alanlar, yanma ve ağrılı yaralarla seyreder. Tanıda muayene ve biyopsi önemlidir. Tedavi belirtileri kontrol altına almayı amaçlar ve uzun dönemde düzenli hekim takibi gerekir. Bu sayfada türleri, belirtileri, nedenleri, tedavisi ve günlük yaşam önerileri yer almaktadır.

Oral Liken Planus Nedir?

Oral liken planus, ağız içini döşeyen mukozayı etkileyen, uzun süreli (kronik) ve iltihabi bir hastalıktır. En sık yanakların iç yüzünde, dilde ve diş etlerinde görülür. Ağız içinde beyaz, dantel ya da ağ görünümünde çizgiler, kırmızı alanlar veya yaralar şeklinde kendini gösterebilir.

Liken planus aslında vücudun farklı bölgelerini tutabilen bir hastalıktır; deride kaşıntılı, mor-kırmızı ve yassı kabarıklıklar, tırnaklarda incelme veya çizgilenme, saçlı deride ve genital bölgede de tutulum yapabilir. Ancak bazı kişilerde hastalık yalnızca ağızda görülür ve uzun yıllar boyunca tek belirti ağız içindeki değişiklikler olabilir.

Oral liken planus bulaşıcı değildir; öpüşme, ortak kullanılan bardak ya da çatal gibi yollarla başkasına geçmez. Genellikle orta yaş ve üzerindeki yetişkinlerde, kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Çocuklarda nadirdir. Hastalık çoğu zaman kalıcı bir tedaviyle tamamen ortadan kaldırılamasa da belirtiler uygun tedavi ve takip ile büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Türleri

Oral liken planus ağız içinde farklı görünümlerde ortaya çıkabilir. Aynı kişide birden fazla tür bir arada bulunabilir ve hastalık zaman içinde bir görünümden diğerine geçebilir.

  • Retiküler tip: En sık görülen türdür. Yanak içlerinde, çoğu zaman iki tarafta, beyaz ve ince çizgilerin oluşturduğu dantel ya da ağ benzeri bir görünüm vardır. Bu çizgilere Wickham çizgileri denir. Genellikle ağrısızdır ve kişi çoğu zaman diş hekimi muayenesinde tesadüfen öğrenir.
  • Atrofik (eritematöz) tip: Mukoza incelir ve kırmızı görünür. Sıcak, baharatlı ve asitli yiyeceklerle yanma hissi olabilir.
  • Eroziv (ülseratif) tip: Ağızda açık yaralar ve soyulmuş alanlar bulunur. En rahatsız edici türdür; yeme, içme ve diş fırçalama sırasında ağrıya neden olabilir.
  • Plak tipi: Lökoplakiye benzeyen, kabarık ve yaygın beyaz alanlar şeklindedir. Sigara içenlerde daha sık görülür.
  • Papüler ve büllöz tip: Küçük beyaz kabarıklıklar ya da sıvı dolu kabarcıklar şeklindedir; daha seyrek görülür.

Hastalık diş etlerini tuttuğunda diş etleri kırmızı, parlak ve soyulmuş görünebilir; buna deskuamatif gingivit denir. Bu tablo kolayca sıradan diş eti iltihabıyla karıştırılabilir.

Belirtileri

Belirtiler hastalığın türüne ve yaygınlığına göre büyük farklılık gösterir. Bazı kişiler hiçbir şikâyet yaşamazken bazıları için yemek yemek bile zorlaşabilir. Sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Yanak içinde, dilde ya da diş etlerinde beyaz, dantel benzeri çizgiler veya lekeler
  • Ağız içinde kırmızı, hassas ve parlak alanlar
  • Baharatlı, ekşi, tuzlu, sıcak yiyeceklerle ve alkollü içeceklerle artan yanma ya da batma hissi
  • Uzun süre iyileşmeyen ya da iyileşip tekrar ortaya çıkan ağız yaraları
  • Diş fırçalarken diş etlerinde kanama ve acı
  • Ağızda pürüzlülük hissi, tat almada değişiklik
  • Diş etlerinde kızarıklık ve soyulma

Belirtiler sıklıkla dalgalı bir seyir gösterir: dönem dönem alevlenir, ardından hafifler. Stresli dönemler, hastalık ya da ağız içi tahrişler alevlenmelerle ilişkili olabilir. Ağız içinde yanma ve yara bulunan kişilerde ayrıca mantar enfeksiyonu da gelişebilir ve belirtileri artırabilir.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Oral liken planusun kesin nedeni bilinmemektedir. Bağışıklık sisteminin hücrelerinin, ağız mukozasının yüzey hücrelerine karşı yanlış bir şekilde tepki vermesiyle ortaya çıktığı düşünülür. Yani hastalığın temelinde bir enfeksiyon değil, bağışıklık sistemiyle ilgili bir düzensizlik vardır.

Bazı faktörlerin hastalığın ortaya çıkmasında ya da alevlenmesinde rol oynadığı düşünülmektedir:

  • Psikolojik stres: Birçok hastada belirtilerin stresli dönemlerde arttığı gözlenir.
  • İlaçlar: Bazı tansiyon ilaçları, ağrı kesiciler ve diğer bazı ilaçlar ağızda liken planusa çok benzeyen değişikliklere yol açabilir. Bu duruma likenoid ilaç reaksiyonu denir. Kullanılan ilaç ancak hekim kontrolünde değiştirilmelidir.
  • Dolgu ve protez materyalleri: Özellikle eski amalgam dolgularla doğrudan temas eden mukozada likenoid değişiklikler görülebilir.
  • Hepatit C enfeksiyonu: Bazı toplumlarda oral liken planus ile hepatit C arasında ilişki bildirilmiştir; hekim gerekli görürse bu açıdan tetkik isteyebilir.
  • Mekanik tahriş: Keskin diş kenarları, uyumsuz protezler ve yanak ısırma alışkanlığı lezyonları artırabilir.
  • Tütün ve alkol: Hastalığa doğrudan neden olmasa da belirtileri kötüleştirebilir ve uzun dönem riskleri artırabilir.

Tanı

Tanı genellikle bir diş hekimi, ağız hastalıkları uzmanı ya da dermatoloğun yaptığı ağız içi muayeneyle başlar. Yanak içlerinde iki taraflı ve tipik beyaz ağ görünümü, hekime çoğu zaman güçlü bir ipucu verir. Hekim ayrıca deri, tırnak ve diğer bölgelerde tutulum olup olmadığını sorgular, kullanılan ilaçları ve ağızdaki dolgu ile protezleri değerlendirir.

Ağızdaki beyaz ve kırmızı lezyonlar başka hastalıklarla da karışabileceği için tanının kesinleştirilmesinde biyopsi önemlidir. Bu işlemde lokal anestezi altında lezyondan küçük bir doku parçası alınır ve patoloji laboratuvarında incelenir. Biyopsi hem tanıyı doğrular hem de dokuda şüpheli bir değişiklik olup olmadığını gösterir. Bazı durumlarda doku üzerinde özel boyama yöntemleri (direkt immünofloresan) de kullanılabilir.

Mantar enfeksiyonu şüphesi varsa ağızdan sürüntü alınabilir. Hekim gerekli görürse kan tahlilleri isteyebilir. Ayırıcı tanıda lökoplaki, ağız pamukçuğu, lupus, pemfigus gibi bazı otoimmün hastalıklar ve ilaç reaksiyonları göz önünde bulundurulur.

Tedavi

Oral liken planus için tüm hastalarda kalıcı iyileşme sağlayan bir tedavi bulunmamaktadır; ancak tedavinin amacı ağrıyı ve yanmayı azaltmak, yaraların iyileşmesini sağlamak ve alevlenmeleri seyrekleştirmektir. Belirti vermeyen retiküler tipte çoğu zaman ilaç tedavisi gerekmez; düzenli takip ve tahriş edici etkenlerden kaçınmak yeterli olabilir.

  • Topikal kortikosteroidler: Belirtili hastalıkta en sık kullanılan tedavidir. Ağız içine uygulanan jel, merhem ya da gargara şeklindeki bu ilaçlar iltihabı azaltır. Hangi ilacın, ne kadar süre ve nasıl kullanılacağına hekim karar verir.
  • Diğer bağışıklık düzenleyici ilaçlar: Kortikosteroidlere yeterli yanıt alınamayan hastalarda hekim farklı topikal ilaçlar önerebilir.
  • Sistemik tedavi: Çok yaygın ve şiddetli eroziv tutulumda, kısa süreli ağızdan ilaç tedavisi gerekebilir. Bu tedaviler yan etkileri nedeniyle yakın hekim takibi altında uygulanır.
  • Mantar tedavisi: Eşlik eden mantar enfeksiyonu varsa önce bu tedavi edilir; özellikle kortikosteroid kullanımı sırasında mantar gelişebileceği için hekim bu açıdan da kontrol yapar.
  • Tetikleyicilerin düzeltilmesi: Keskin diş kenarlarının düzeltilmesi, uyumsuz protezlerin yenilenmesi, gerekiyorsa lezyonla temas eden dolguların değiştirilmesi ve likenoid reaksiyondan şüpheleniliyorsa ilaçların hekim tarafından gözden geçirilmesi.

Ağız içine uygulanan ilaçlar, yemekten ve diş fırçalamadan sonra, ağız kurulandıktan sonra uygulandığında ve uygulamadan sonra bir süre yiyip içmekten kaçınıldığında daha etkili olabilir. Hekimin önerdiği uygulama şekline uyulması önemlidir. İlaçlar hekime danışmadan uzun süre kullanılmamalı ya da birden kesilmemelidir.

Günlük Yaşam ve Ağız Bakımı

Oral liken planusla yaşayan kişiler, günlük alışkanlıklarında yapacakları küçük değişikliklerle belirtilerini önemli ölçüde hafifletebilir:

  • Yumuşak kıllı bir diş fırçası kullanmak ve diş etlerini zorlamadan nazikçe fırçalamak
  • Ağızda yanmaya yol açan diş macunlarını fark edip, hekime danışarak daha yumuşak içerikli bir macuna geçmek
  • Alkol içeren ağız gargaralarından kaçınmak
  • Alevlenme dönemlerinde baharatlı, çok ekşi, çok tuzlu, çok sıcak ve sert kabuklu yiyecekleri sınırlamak
  • Sigara ve diğer tütün ürünlerini bırakmak, alkolü azaltmak
  • Düzenli diş taşı temizliği ve diş hekimi kontrolü ile diş eti sağlığını korumak
  • Stresle başa çıkma yöntemleri (düzenli uyku, fiziksel aktivite, gevşeme teknikleri) geliştirmek

İyi bir ağız hijyeni, özellikle diş eti tutulumu olan hastalarda belirtilerin azalmasına yardımcı olur. Ağrı nedeniyle fırçalamanın ihmal edilmesi diş eti iltihabını artırarak bir kısır döngü oluşturabilir; bu durumda hekimden uygun bakım yöntemleri istenmelidir.

Takip ve Korunma

Oral liken planusun önlenmesini sağlayan kesin bir yöntem bilinmemektedir. Ancak hastalığın uzun dönemde doğru şekilde takip edilmesi çok önemlidir. Özellikle eroziv ve atrofik türlerde, uzun yıllar içinde etkilenen bölgede ağız kanseri gelişme riskinin bir miktar arttığı bildirilmektedir. Bu risk düşük olsa da göz ardı edilmemelidir.

Bu nedenle oral liken planus tanısı alan kişilerin, şikâyetleri olmasa bile hekimin belirlediği aralıklarla ağız içi kontrollere gitmesi önerilir. Kontrollerde lezyonların görünümünde değişiklik olup olmadığı izlenir, gerekirse yeniden biyopsi yapılır. Sigara ve alkolden uzak durmak, bu riski azaltmak için yapılabilecek en önemli adımlardandır.

Kişinin kendi ağzını ayna karşısında düzenli olarak incelemesi de faydalıdır. Önceki görünümden farklı olan her değişiklik bir sonraki kontrolü beklemeden hekime gösterilmelidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Ağız içinde iki haftadan uzun süren beyaz veya kırmızı lekeler, dantel benzeri çizgiler, yanma ya da yaralar fark edildiğinde bir diş hekimine veya ağız hastalıkları ile ilgilenen bir hekime başvurulmalıdır. Diş etlerinde uzun süren kızarıklık, soyulma ve fırçalama sırasında belirgin acı da değerlendirilmesi gereken belirtilerdir.

Daha önce oral liken planus tanısı almış biri, iyileşmeyen yeni bir yara, sertleşen ya da kabarıklaşan bir alan, hızla büyüyen bir lezyon, kanayan bir kitle veya boyunda yeni fark edilen bir şişlik görürse, sıradaki kontrolü beklemeden hekime başvurmalıdır. Ağrı nedeniyle yemek yiyememe, sıvı alamama ya da kilo kaybı durumunda da gecikmeden hekime gidilmelidir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır. Tanı, tedavi ve ilaç seçimi için mutlaka bir hekime danışılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Oral liken planus bulaşıcı mı?

Hayır. Oral liken planus bir enfeksiyon değildir; öpüşme, ortak bardak veya çatal kullanımı gibi yollarla başkasına bulaşmaz. Bağışıklık sistemiyle ilişkili bir hastalık olduğu düşünülmektedir.

Oral liken planus tamamen geçer mi?

Bazı kişilerde belirtiler zamanla kendiliğinden azalabilir; ancak hastalık çoğunlukla uzun süreli ve dalgalı bir seyir gösterir. Uygun tedavi ve ağız bakımıyla belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.

Oral liken planus kansere dönüşür mü?

Hastaların çoğunda kanser gelişmez. Ancak özellikle eroziv ve atrofik türlerde uzun dönemde ağız kanseri riskinin bir miktar arttığı bildirilmektedir. Bu nedenle düzenli hekim kontrolü, sigara ve alkolden uzak durmak önemlidir.

Hangi yiyecekler şikâyetleri artırır?

Baharatlı, ekşi, çok tuzlu, çok sıcak ve sert kabuklu yiyecekler ile alkollü içecekler, özellikle alevlenme dönemlerinde yanma ve ağrıyı artırabilir. Kişiden kişiye farklılık gösterdiği için hangi yiyeceklerin tetiklediğini gözlemlemek faydalıdır.

Biyopsi gerekli mi?

Ağızdaki beyaz ve kırmızı lezyonlar başka hastalıklarla karışabildiği için tanıyı kesinleştirmek ve dokuda şüpheli bir değişiklik olmadığını görmek amacıyla hekim çoğu zaman biyopsi önerir. İşlem lokal anestezi altında yapılan küçük bir girişimdir.

Kullandığım ilaçlar buna neden olabilir mi?

Bazı ilaçlar ağızda liken planusa çok benzeyen likenoid reaksiyonlara yol açabilir. Böyle bir şüphe varsa ilaçlarınızı hekiminizle gözden geçirin; hiçbir ilacı kendi başınıza bırakmayın.

Oral Liken Planus ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Oral Liken Planus ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →