Şizofreni

Psikiyatri

Şizofreni, düşünce, duygu ve davranışları etkileyen kronik bir beyin hastalığıdır. Sanrı, halüsinasyon, sosyal çekilme gibi belirtilerle kendini gösterir. Genetik ve çevresel faktörler rol oynar. Tanı psikiyatrik değerlendirme ile konur. Tedavide ilaç ve psikososyal destek önemlidir. Erken müdahale ile belirtiler kontrol altına alınabilir.

Şizofreni Nedir?

Şizofreni, kişinin düşünme, algılama, duygularını ifade etme ve gerçeği değerlendirme biçimini etkileyen uzun süreli (kronik) bir ruhsal hastalıktır. Hastalığın belirli dönemlerinde kişi gerçek olanla olmayanı ayırt etmekte zorlanabilir; başkalarının duymadığı sesleri duyabilir veya gerçekle bağdaşmayan inançlara sahip olabilir. Bu duruma psikoz denir.

Şizofreni sıklıkla yanlış anlaşılan bir hastalıktır. Halk arasında "çift kişilik" ile karıştırılır; oysa şizofreni bölünmüş kişilik demek değildir. Şizofreni hastalarının büyük çoğunluğu saldırgan da değildir; aksine, bu kişiler çoğu zaman şiddete maruz kalma açısından daha fazla risk altındadır.

Şizofreni tedavi edilebilen bir hastalıktır. Uygun ilaç tedavisi, psikososyal destek ve düzenli takip ile pek çok kişi belirtilerini kontrol altına alabilir, çalışma ve sosyal yaşamını sürdürebilir. Erken tanı ve tedaviye erken başlamak, hastalığın seyrini olumlu yönde etkiler.

Belirtileri Nelerdir?

Şizofreni belirtileri kişiden kişiye büyük farklılık gösterir ve genellikle üç ana grupta ele alınır.

Pozitif Belirtiler

Normalde olmaması gereken deneyimlerin ortaya çıkmasıdır:

  • Varsanılar (halüsinasyonlar): Gerçekte olmayan şeyleri algılamak. En sık görülen, başkalarının duymadığı sesler duymaktır. Sesler kişiyle konuşabilir, onu eleştirebilir veya davranışları hakkında yorum yapabilir.
  • Sanrılar (hezeyanlar): Aksi yönde kanıt olsa bile sarsılmayan yanlış inançlar. Örneğin takip edildiğini, zarar görmek istendiğini, düşüncelerinin okunduğunu ya da özel güçleri olduğunu düşünmek.
  • Dağınık düşünce ve konuşma: Konudan konuya atlama, anlaşılması güç veya birbirine bağlanmayan cümleler.
  • Dağınık veya olağandışı davranışlar: Amaçsız hareketler, duruma uygun olmayan tepkiler.

Negatif Belirtiler

Normal işlevlerin azalması veya kaybolmasıdır:

  • Duygusal ifadenin azalması, yüz ifadesinin donuklaşması
  • İsteksizlik, motivasyon kaybı, günlük işleri başlatma ve sürdürmede güçlük
  • Konuşmanın azalması
  • Sosyal ilişkilerden çekilme, yalnız kalma isteği
  • Hayattan zevk alamama

Bilişsel Belirtiler

  • Dikkat ve odaklanma güçlüğü
  • Bellek sorunları
  • Planlama, karar verme ve problem çözmede zorlanma

Negatif ve bilişsel belirtiler, pozitif belirtiler kadar dikkat çekmese de kişinin iş, okul ve sosyal yaşamını önemli ölçüde etkileyebilir.

Hastalık Nasıl Başlar ve Seyreder?

Şizofreni çoğunlukla geç ergenlik ve genç erişkinlik döneminde başlar. Erkeklerde kadınlara göre daha erken yaşlarda ortaya çıkma eğilimindedir. Hastalık genellikle birkaç evrede seyreder:

  • Başlangıç (prodromal) dönem: Belirgin psikoz belirtileri ortaya çıkmadan önce, haftalar veya aylar süren bir dönemde kişi içe kapanabilir, okul veya iş performansı düşebilir, uyku düzeni bozulabilir, olağandışı düşünce ve ilgiler gelişebilir.
  • Akut (aktif) dönem: Varsanı ve sanrı gibi belirtilerin belirginleştiği dönemdir.
  • Kalıntı (rezidüel) dönem: Aktif belirtiler azalır; ancak bazı negatif ve bilişsel belirtiler devam edebilir.

Hastalığın seyri kişiden kişiye değişir. Bazı kişiler tedaviyle uzun süreli iyilik dönemleri yaşarken, bazıları dönem dönem alevlenmeler yaşayabilir. Tedaviye düzenli devam etmek alevlenme riskini belirgin şekilde azaltır.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Şizofreninin tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık ile çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir.

  • Genetik yatkınlık: Birinci derece akrabalarında şizofreni olan kişilerde risk daha yüksektir. Ancak ailede şizofreni olması kişinin kesinlikle hasta olacağı anlamına gelmez.
  • Beyin kimyası ve yapısı: Dopamin ve glutamat gibi beyindeki kimyasal ileticilerin dengesindeki değişikliklerin hastalıkla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
  • Gebelik ve doğum dönemi etkenleri: Anne karnında maruz kalınan bazı enfeksiyonlar, beslenme yetersizliği ve doğum komplikasyonları riski artırabilir.
  • Madde kullanımı: Özellikle ergenlik ve genç yaşta esrar gibi maddelerin kullanılması, yatkın kişilerde hastalığın ortaya çıkma riskini artırabilir ve belirtileri kötüleştirebilir.
  • Stresli yaşam olayları: Tek başına neden olmasa da yatkın kişilerde hastalığın başlamasını veya alevlenmesini tetikleyebilir.

Şizofreni, kişinin karakter zayıflığından, yanlış ebeveynlikten veya iradesinden kaynaklanan bir durum değildir.

Tanı Nasıl Konur?

Şizofreni tanısını koyacak tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemi yoktur. Tanı, bir psikiyatri uzmanı tarafından ayrıntılı bir psikiyatrik görüşme ve gözlem sonucunda konur. Bu süreçte belirtilerin türü, süresi ve kişinin günlük yaşamına etkisi değerlendirilir.

Benzer belirtilere yol açabilecek diğer durumları dışlamak için şu değerlendirmeler yapılabilir:

  • Fizik ve nörolojik muayene
  • Kan tahlilleri (tiroid, vitamin düzeyleri, enfeksiyonlar vb.)
  • İdrarda madde taraması
  • Gerekli görülürse beyin görüntülemesi (MR veya BT)

Bipolar bozukluk, psikotik özellikli depresyon, şizoaffektif bozukluk, madde veya ilaç kaynaklı psikoz ve bazı nörolojik hastalıklar benzer belirtilere neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı için uzman değerlendirmesi şarttır.

Tedavi Seçenekleri

Şizofreni tedavisi genellikle uzun soluklu ve çok yönlüdür. Amaç belirtileri kontrol altına almak, alevlenmeleri önlemek ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır.

İlaç Tedavisi

Tedavinin temelini antipsikotik ilaçlar oluşturur. Bu ilaçlar özellikle varsanı ve sanrı gibi belirtileri azaltmada etkilidir. Ağızdan alınan formlarının yanı sıra belirli aralıklarla uygulanan uzun etkili enjeksiyon formları da vardır; ilacı düzenli kullanmakta zorlanan kişilerde bu seçenek faydalı olabilir.

İlaçların etkisinin tam olarak ortaya çıkması zaman alabilir. Yan etkiler kişiden kişiye değişir; kilo alımı, uyku hali veya hareketlerle ilgili yan etkiler görülebilir. Yan etkiler hekimle paylaşılmalı, ilaç kesinlikle hekime danışmadan bırakılmamalı veya dozu değiştirilmemelidir. İlacın kendiliğinden bırakılması, alevlenmelerin en sık nedenlerinden biridir.

Psikoterapi ve Psikososyal Destek

  • Bilişsel davranışçı terapi: Belirtilerle baş etmeyi ve rahatsız edici düşünceleri yönetmeyi destekler.
  • Psikoeğitim: Kişinin ve ailesinin hastalığı, tedaviyi ve erken uyarı işaretlerini tanımasını sağlar.
  • Aile terapisi ve aile desteği: Ev içindeki stresi azaltır, alevlenme riskini düşürür.
  • Sosyal beceri eğitimi ve mesleki rehabilitasyon: Kişinin günlük yaşama, okula veya işe yeniden katılımını destekler.

Hastane Tedavisi

Belirtilerin ağırlaştığı, kişinin kendisi veya başkaları için risk oluşturduğu ya da temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı dönemlerde hastanede yatarak tedavi gerekebilir. Türkiye'de pek çok ilde bulunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) de ağır ruhsal hastalığı olan kişilerin takip ve rehabilitasyonunda önemli rol oynar.

Erken Uyarı İşaretleri

Alevlenmeler çoğu zaman aniden değil, bazı erken işaretlerle başlar. Bu işaretleri tanımak, erken müdahale ile ağır bir atağın önüne geçmeyi sağlayabilir:

  • Uyku düzeninin bozulması
  • Huzursuzluk, gerginlik, kolay sinirlenme
  • Sosyal ortamlardan çekilme
  • Şüphecilikte artış
  • Odaklanma güçlüğü
  • İlaçları düzensiz kullanmaya başlama

Bu işaretler fark edildiğinde tedaviyi yürüten hekime veya sağlık ekibine hemen başvurulmalıdır.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

  • Kendinizde veya bir yakınınızda gerçekte olmayan sesler duyma, aşırı şüphecilik veya gerçek dışı inançlar fark edildiğinde
  • Belirgin içe kapanma, okul veya iş performansında açıklanamayan düşüş olduğunda
  • Konuşma ve davranışlarda belirgin dağınıklık geliştiğinde
  • Tedavi görmekte olan biri ilaçlarını bıraktığında veya erken uyarı işaretleri ortaya çıktığında

Şizofreninin tanı ve tedavisi psikiyatri uzmanlarının alanıdır. Ergenlik çağındaki gençlerde çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlarına başvurulabilir.

Acil durum: Kişinin kendisine veya başkalarına zarar verme düşüncesi ya da girişimi varsa, ya da tehlikeli bir durum söz konusuysa vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.

Hasta Yakınları İçin Öneriler

  • Hastalığı öğrenin: Şizofreniyi anlamak, yakınınıza destek olmanın ilk adımıdır.
  • Sanrılarla tartışmaya girmeyin: Kişinin inançlarını zorla değiştirmeye çalışmak yerine sakin kalın ve duygularını anladığınızı gösterin.
  • Tedaviye devamı destekleyin: İlaçların düzenli kullanılmasına ve kontrollere gidilmesine yardımcı olun.
  • Sakin ve öngörülebilir bir ortam sağlayın: Ev içindeki gerginlik ve eleştiri alevlenme riskini artırabilir.
  • Kendinizi de ihmal etmeyin: Bakım veren olmak yorucu olabilir; destek gruplarından ve profesyonel yardımdan yararlanın.

Şizofreni ile Yaşam

Şizofreni tanısı almak hayatın sona erdiği anlamına gelmez. Düzenli tedavi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve sosyal destekle pek çok kişi anlamlı ve üretken bir yaşam sürdürebilir. Düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite, alkol ve madde kullanımından uzak durmak ve stresle baş etme becerileri geliştirmek iyilik halini destekler. Bazı antipsikotik ilaçlar kilo ve kan şekeri üzerinde etkili olabileceğinden, düzenli fiziksel sağlık kontrolleri de ihmal edilmemelidir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Şizofreni bulaşıcı mıdır?

Hayır, şizofreni bulaşıcı bir hastalık değildir. Genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

Şizofreni tamamen iyileşir mi?

Tamamen iyileşme mümkün olmasa da, uygun tedavi ile belirtiler kontrol altına alınabilir ve kişi normal bir yaşam sürdürebilir.

Şizofreni hastaları tehlikeli midir?

Hayır, şizofreni hastaları genellikle tehlikeli değildir. Şiddet içeren davranışlar nadirdir ve genellikle tedavi edilmemiş hastalarda görülür.

Şizofreni ilaçları bağımlılık yapar mı?

Antipsikotik ilaçlar bağımlılık yapmaz, ancak düzenli kullanım gerektirir. Yan etkileri doktor kontrolünde yönetilmelidir.

Şizofreni genetik midir?

Genetik yatkınlık önemli bir risk faktörüdür, ancak tek başına hastalığa neden olmaz. Çevresel faktörler de tetikleyici rol oynar.

Şizofreni ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Şizofreni ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →