Bipolar bozukluk tedavisinde ilaç dozu artırıldıktan sonra görülen kafa karışıklığı, sersemlik ve davranış değişiklikleri, ilacın etkisinden hastalığın seyrine ya da başka bir tıbbi soruna kadar farklı nedenlere bağlı olabilen ve mutlaka tedaviyi yürüten hekimle değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Bipolar bozukluğu olan bir yakının ilaç dozu değiştikten sonra farklı davranmaya başlaması aileler için çok endişe verici olabilir. Bu yazıda doz artışı sonrası görülen belirtilerin olası nedenleri, hangi durumların alışma sürecine uyabileceği ve hangilerinde gecikmeden hekime başvurmak gerektiği genel bilgi amacıyla anlatılmaktadır.
Bipolar bozuklukta ilaç tedavisi nasıl ilerler?
Bipolar bozukluk; yükselmiş duygudurum (mani veya hipomani) ve çökkünlük (depresyon) dönemleriyle seyreden bir ruhsal hastalıktır. Tedavide genellikle duygudurum dengeleyiciler (örneğin lityum), bazı atipik antipsikotikler ve gerektiğinde ek ilaçlar kullanılır. Bu ilaçların çoğu düşük dozla başlanıp kademeli olarak artırılır; amaç, yan etkileri en aza indirirken hastalık belirtilerini kontrol altına almaktır.
Doz artışı sırasında hekimler belirli aralıklarla hastayı görür, belirtileri sorgular ve gerekirse kan tahlilleri ister. Bu takip, ilacın hem etkisini hem de güvenliğini değerlendirmek için önemlidir.
Doz artışından sonra neler görülebilir?
Özellikle antipsikotik grubundan bir ilacın dozu yükseldiğinde ilk günlerde bazı etkiler ortaya çıkabilir:
- Uyku hali, ağırlık hissi ve sersemlik
- Baş dönmesi ve ayağa kalkınca tansiyon düşmesi
- Dengesizlik, yürürken sendeleme veya düşme riski
- Ağız kuruluğu, kabızlık, çarpıntı
- Dikkat ve düşünme hızında geçici yavaşlama
Bu belirtilerin bir kısmı vücut ilaca alıştıkça hafifleyebilir. Ancak doz artışından hemen sonra ortaya çıkan belirgin kafa karışıklığı, amaçsız dolaşma veya çevreyi tanımada güçlük gibi bulgular alışma süreci diyerek geçiştirilmemelidir.
Kafa karışıklığı ne anlama gelebilir?
Bilinç bulanıklığı ve kafa karışıklığının tıptaki karşılığı çoğu zaman deliryumdur. Deliryumda kişi günü, yeri veya çevresindeki insanları zaman zaman karıştırabilir, belirtiler gün içinde dalgalanabilir, dikkat dağınıklığı ve uykuya meyil görülebilir. Nedenleri arasında ilaç etkileri ve ilaç etkileşimleri, vücuttaki tuz (elektrolit) dengesizlikleri, enfeksiyonlar, susuzluk ve diğer tıbbi sorunlar sayılabilir.
Bu nedenle kafa karışıklığı olduğunda yalnızca ruhsal belirtilere odaklanmak yerine kan tetkikleri ve genel bir fizik muayene ile bedensel nedenlerin de araştırılması gerekir.
Lityum kullanan kişilerde dikkat edilmesi gerekenler
Lityum, bipolar bozuklukta uzun yıllardır kullanılan etkili bir ilaçtır; ancak kandaki düzeyi dar bir aralıkta tutulmalıdır. Düzey yükseldiğinde sersemlik, uyku hali, elde titreme, konuşmada ve yürümede bozulma, bulantı ve kafa karışıklığı görülebilir. Başka bir ilaç eklendiğinde, susuzluk veya ishal olduğunda ya da böbrek işlevleri değiştiğinde lityum düzeyi etkilenebilir.
Bu yüzden lityum kullanırken yeni bir belirti ortaya çıkarsa hekimler çoğunlukla kan lityum düzeyine, böbrek işlevlerine ve elektrolitlere bakılmasını önerir. İlaçların düzenli ve önerilen şekilde kullanılıp kullanılmadığının kontrol edilmesi de bu değerlendirmenin parçasıdır.
Kendi kendine gülme ve konuşma her zaman ilaç etkisi değildir
Kendi kendine gülme ya da konuşma, bipolar bozukluğun atak dönemlerinde görülebilen belirtilerdendir. Ayrıca yakın dönemde yaşanan ağır bir kayıp veya yas gibi güçlü stres etkenleri, hastalık dönemlerini tetikleyebilir. Dolayısıyla bu davranışların ilaçtan mı, hastalığın kendisinden mi yoksa ikisinin birleşiminden mi kaynaklandığını ayırt etmek aile için kolay değildir ve uzman değerlendirmesi gerektirir.
Bazı antipsikotik ilaçlar düşük dozlarda daha çok antidepresan benzeri etki gösterir ve duygudurumu yükselme yönünde etkileyebilir; belirli bir doz aralığında ise antimanik etki öne çıkar. Hekim, hastada hızlanma, çok konuşma, uykuya ihtiyaç duymama gibi mani belirtileri olup olmadığına bakarak dozu yeniden ayarlayabilir. Bu karar ailenin ya da hastanın kendi başına vereceği bir karar değildir.
Aileler gözlem yaparken nelere dikkat etmeli?
Hekime başvururken somut gözlemler sunmak değerlendirmeyi hızlandırır. Şunları not etmek yararlı olabilir:
- Belirtilerin ilaç dozu değiştikten kaç saat veya gün sonra başladığı
- Kişinin yeri, zamanı ve yakınlarını tanıyıp tanımadığı
- Belirtilerin gün içinde değişip değişmediği
- Uyku süresi, iştah ve su tüketimi
- Baş dönmesi, düşme, bayılma, titreme veya yürüme bozukluğu
- Kullanılan tüm ilaçların adı, dozu ve saatleri
Kişinin düşme riskine karşı güvenli bir ortamda tutulması, yalnız bırakılmaması ve ilaçların hekimin önerdiği şekilde verilmesi önemlidir. İlacı kendiliğinden artırmak, azaltmak veya bırakmak risklidir; özellikle ani kesilme belirtilerin kötüleşmesine yol açabilir.
Ne zaman acil başvuru gerekir?
Aşağıdaki durumlarda randevu beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna veya acil servise başvurulmalıdır:
- Kişinin çevresini ve yakınlarını tanımaması, belirgin şaşkınlık
- Bayılma, ciddi dengesizlik veya düşme
- Konuşmanın belirgin bozulması, şiddetli titreme veya kasılma
- Kendine ya da başkasına zarar verme düşüncesi ya da davranışı
- Yüksek ateş, sürekli kusma veya ishal ile birlikte sersemlik
Takip ve tedavi planı
Doz artışından sonra belirtilerin sürmesi durumunda tedaviyi yürüten psikiyatri hekimi dozu gözden geçirebilir, ilaç etkileşimlerini değerlendirebilir ve kan tetkikleri isteyebilir. Gerekirse ilacın dozu düşürülür, farklı bir doz şeması planlanır ya da başka bir ilaca geçilir. Bazı durumlarda kısa süreli gözlem veya yatarak izlem de gerekebilir.
Önemli olan, yeni ortaya çıkan her belirtinin hekime vakit kaybetmeden bildirilmesidir. Ailenin gözlemleri tedavi planının şekillenmesinde değerli bir bilgi kaynağıdır.
Sık sorulan sorular
Doz artışı sonrası sersemlik kendiliğinden geçer mi?
Hafif uyku hali ve sersemlik bazen birkaç gün içinde azalabilir; ancak kafa karışıklığı, yürüme bozukluğu veya çevreyi tanımada güçlük varsa beklemeden hekime başvurulmalıdır.
Kan tahlilleri neden istenir?
Lityum düzeyi, böbrek işlevleri ve elektrolit değerleri; sersemlik ve kafa karışıklığının ilaçla ya da bedensel bir nedenle ilişkili olup olmadığını anlamaya yardımcı olur.
Bu belirtiler hastalığın nüksü anlamına mı gelir?
Her zaman değil. Belirtiler ilaç etkisi, hastalığın dönemi veya ikisinin birlikteliği olabilir. Ayrımı hekim yapar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel tanı veya tedavi önerisi içermez. Yakınınızın durumu için tedaviyi yürüten hekimle görüşün.