Graves Hastalığı
Graves hastalığı, bağışıklık sisteminin tiroid bezini aşırı çalışmaya zorlayan antikorlar üretmesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır ve hipertiroidinin (tiroid fazla çalışması) en sık nedenidir. Çarpıntı, kilo kaybı, terleme, el titremesi, sinirlilik ve guatr gibi belirtilere yol açar; bazı kişilerde göz bulguları da eşlik eder. Kan tahlilleri ve görüntüleme ile tanı konur; ilaç, radyoaktif iyot ya da ameliyat seçenekleriyle etkili biçimde kontrol altına alınabilir. Tedavi bir endokrinoloji uzmanı ile planlanmalıdır.
Graves Hastalığı Nedir?
Graves hastalığı, vücudun bağışıklık sisteminin kendi dokusuna yönelmesiyle ortaya çıkan otoimmün bir hastalıktır. Boynun ön tarafında, nefes borusunun önünde yer alan kelebek biçimindeki tiroid bezi, metabolizmanın hızını ayarlayan hormonlar üretir. Graves hastalığında bağışıklık sistemi, tiroid hücrelerinin yüzeyindeki TSH reseptörüne bağlanarak onu sürekli uyaran antikorlar yapar. Normalde beyindeki hipofiz bezinden salgılanan TSH hormonu tiroidi kontrol eder; fakat bu antikorlar fren mekanizmasını devre dışı bırakır ve tiroid bezi ihtiyaçtan çok daha fazla hormon üretir. Bu duruma hipertiroidi, yani tiroidin aşırı çalışması denir.
Graves hastalığı, hipertiroidinin en sık nedenidir. Her yaşta ortaya çıkabilir; ancak en çok genç ve orta yaş erişkinlerde ve kadınlarda görülür. Hastalık bazı kaynaklarda Basedow hastalığı ya da yaygın toksik guatr olarak da geçer.
Hastalığın seyri kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda belirtiler yavaş yavaş, haftalar veya aylar içinde ilerler; bazılarında ise oldukça belirgin ve hızlı başlar. Doğru tanı konup tedavi edildiğinde hastalık iyi kontrol edilebilen bir durumdur. Tedavi edilmediğinde ise kalp ritim bozuklukları, kemik kaybı ve ciddi komplikasyonlar gelişebilir.
Tiroid Bezi ve Hormonların Görevi
Tiroid bezi, tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3) adı verilen hormonları üretir. Bu hormonlar vücuttaki hemen her hücrenin enerji kullanımını, kalp hızını, vücut ısısını, sindirimi, kas gücünü ve ruh halini etkiler. Hormon düzeyi arttığında bütün bu sistemler olması gerekenden hızlı çalışır. Bu yüzden Graves hastalığında kişi sürekli koşuşturuyormuş, içi içine sığmıyormuş gibi hisseder, çok yediği halde kilo verebilir.
Graves Hastalığının Belirtileri
Belirtiler, kandaki tiroid hormonu düzeyinin artışına bağlıdır. Her hastada hepsi görülmez; hafif olgularda yalnızca birkaç belirti olabilir. Yaşlı kişilerde tablo daha sönük seyredebilir ve yalnızca halsizlik, kilo kaybı veya kalp ritim sorunuyla kendini gösterebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Kalp çarpıntısı, dinlenirken bile hızlı kalp atışı ve ritim düzensizliği hissi
- İştah artmasına rağmen istemsiz kilo kaybı
- Aşırı terleme, sıcağa tahammülsüzlük, ellerde nemlilik
- El parmaklarında ince titreme (tremor)
- Sinirlilik, huzursuzluk, kaygı, duygu durumunda dalgalanma
- Uykusuzluk ve kolay yorulma, buna karşın enerjisiz hissetme
- Sık dışkılama veya ishal
- Kas güçsüzlüğü, özellikle kalça ve omuz çevresinde, merdiven çıkarken zorlanma
- Saçlarda incelme, ciltte ince ve sıcak yapı
- Kadınlarda adet düzeninde değişiklik, adetin seyrelmesi veya kesilmesi
- Boyunda şişlik, yani guatr (tiroid bezinin yaygın büyümesi)
Göz belirtileri
Graves hastalığına özgü olan bulgulardan biri gözle ilgilidir. Bağışıklık sisteminin göz çevresindeki dokulara yönelmesi sonucu Graves oftalmopatisi (tiroid göz hastalığı) gelişebilir. Bu durumda gözlerde batma ve kumlanma hissi, kızarıklık, sulanma, ışığa hassasiyet, göz kapaklarında şişlik, gözlerin öne doğru çıkıntı yapması (egzoftalmi) ve nadiren çift görme görülebilir. Sigara kullanımı bu göz bulgularının ortaya çıkma ve kötüleşme ihtimalini artırır. Göz bulguları tiroid hormon düzeyiyle her zaman paralel gitmez; hormon değerleri normale dönse de göz bulguları bir süre devam edebilir.
Deri bulguları
Az sayıda hastada, özellikle bacakların ön yüzünde kalınlaşmış, kabarık ve portakal kabuğu görünümünde deri değişiklikleri (tiroid dermopatisi) görülebilir. Bu bulgu nadirdir ve çoğunlukla göz hastalığıyla birlikte bulunur.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
Graves hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Kişide genetik yatkınlık olduğu, bunun bir çevresel tetikleyici ile birleştiğinde bağışıklık sisteminin dengesinin bozulduğu düşünülmektedir. Hastalığın gelişiminde öne çıkan etkenler şunlardır:
- Ailede otoimmün hastalık öyküsü: Ailesinde Graves hastalığı, Hashimoto tiroiditi, tip 1 diyabet, çölyak veya romatoid artrit gibi otoimmün hastalık bulunan kişilerde risk daha yüksektir.
- Kadın cinsiyeti: Kadınlarda erkeklere göre belirgin biçimde daha sık görülür.
- Yaş: Çoğunlukla 20 ile 50 yaş arasında ortaya çıkar, fakat her yaşta görülebilir.
- Sigara kullanımı: Hem hastalık riskini hem de göz tutulumu riskini artırabilir.
- Fiziksel veya duygusal stres: Hastalığı doğrudan oluşturmadığı kabul edilse de yatkın kişilerde tetikleyici olabileceği düşünülür.
- Gebelik ve doğum sonrası dönem: Bağışıklık sistemindeki değişimler nedeniyle hastalık bu dönemlerde ortaya çıkabilir ya da alevlenebilir.
- Diğer otoimmün durumlar: Başka bir otoimmün hastalığı olanlarda Graves hastalığı görülme olasılığı artar.
Hastalık bulaşıcı değildir; temas veya ortak kullanım yoluyla başkasına geçmez.
Graves Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı, hastanın anlattığı yakınmalar, fizik muayene bulguları ve laboratuvar ile görüntüleme incelemelerinin birlikte değerlendirilmesiyle konur. Muayenede hekim nabzı, kan basıncını, el titremesini, refleksleri ve boyundaki tiroid bezini inceler, göz bulgularına bakar.
Kan tahlilleri
- TSH: Graves hastalığında hipofiz bezinin salgıladığı TSH hormonu baskılanır ve genellikle çok düşük çıkar.
- Serbest T4 ve serbest T3: Tiroid hormonlarının kandaki serbest düzeyidir ve hastalıkta yüksektir.
- TSH reseptör antikoru (TRAb veya TSI): Graves hastalığına özgü antikorların varlığını gösterir ve tanıyı destekler.
- Tiroid peroksidaz antikoru (anti-TPO): Pek çok hastada pozitif olabilir, fakat tek başına Graves'i ayırt ettirmez.
Görüntüleme yöntemleri
- Tiroid ultrasonografisi: Bezin büyüklüğü, yapısı, kan akımı ve nodül varlığı değerlendirilir.
- Radyoaktif iyot tutulum testi ve sintigrafi: Tiroidin iyodu ne kadar tuttuğunu gösterir. Graves hastalığında tutulum tüm bezde yaygın ve artmış bulunur. Bu test, tiroidit gibi tiroid hormon yüksekliğine yol açan fakat tutulumun düşük olduğu durumlardan ayırmaya yardımcı olur. Gebelik ve emzirme döneminde uygulanmaz.
Tiroid hormon yüksekliği başka nedenlerle de olabilir; örneğin tiroiditler, toksik nodüler guatr, aşırı tiroid ilacı alımı gibi durumlar benzer tablo yapabilir. Bu nedenle ayırıcı tanıyı yapmak ve uygun tedaviyi seçmek uzman hekimin işidir.
Graves Hastalığında Tedavi Seçenekleri
Tedavinin amacı tiroid hormonu üretimini normale döndürmek, belirtileri hafifletmek ve komplikasyonları önlemektir. Üç ana yaklaşım vardır: antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi. Hangisinin seçileceği hastanın yaşı, gebelik planı, guatrın büyüklüğü, göz tutulumu, eşlik eden hastalıklar ve tercihleri doğrultusunda endokrinoloji uzmanı ile birlikte belirlenir.
Antitiroid ilaçlar
Metimazol ve propiltiourasil gibi ilaçlar tiroid bezinin hormon üretimini azaltır. Genellikle uzun süre, çoğu zaman bir buçuk ila iki yıl boyunca kullanılır ve düzenli kan tahlilleriyle doz ayarlanır. Hastaların bir bölümünde ilaç bırakıldıktan sonra hastalık sessiz kalır; ancak nüks olasılığı bulunduğu için izlem sürdürülür. İlaçların nadir fakat önemli yan etkileri vardır: karaciğer etkilenmesi, deri döküntüsü ve çok seyrek olarak beyaz kan hücrelerinin ciddi biçimde azalması. Ateş, boğaz ağrısı, sarılık, koyu idrar veya yaygın döküntü gelişirse ilacı kesmeden önce vakit kaybetmeden hekime başvurmak gerekir.
Beta bloker ilaçlar
Propranolol gibi beta blokerler tiroid hormonunu düşürmez, fakat çarpıntı, titreme ve kaygı gibi belirtileri hızla hafifletir. Antitiroid ilaçların etkisi ortaya çıkana kadar semptom kontrolü için sıkça kullanılır. Astım gibi bazı hastalıklarda kullanımı sakıncalı olabileceği için hekim önerisi olmadan başlanmamalıdır.
Radyoaktif iyot tedavisi
Ağızdan alınan radyoaktif iyot tiroid hücreleri tarafından tutulur ve bezin fazla çalışan dokusunu zamanla küçültür. Etkisi birkaç hafta ile aylar içinde ortaya çıkar. Tedavi sonrası tiroid sıklıkla yetersiz çalışır hale gelir; bu durumda ömür boyu levotiroksin tedavisi gerekir ve bunu bir sorun değil, beklenen bir sonuç olarak değerlendirmek gerekir. Gebelik ve emzirme döneminde uygulanmaz, tedaviden sonra belirli bir süre gebelikten kaçınılması ve çevredeki kişilere, özellikle çocuklara ve gebelere yakın temasın kısıtlanması gibi önlemler gerekir. Belirgin göz hastalığı olan kişilerde göz bulgularını tetikleyebileceği için dikkatle değerlendirilir ve gerekirse eş zamanlı koruyucu tedavi verilir.
Cerrahi tedavi
Tiroidin tamamının ya da büyük bölümünün alınması (total veya near-total tiroidektomi) bazı durumlarda tercih edilir: çok büyük guatr, boyunda sıkışma bulguları, şüpheli nodül, ilaçlarla kontrol sağlanamaması, radyoaktif iyodun uygun olmadığı durumlar veya ağır göz hastalığı gibi. Ameliyat sonrasında ömür boyu tiroid hormonu takviyesi gerekir. Deneyimli bir cerrahi ekiple yapıldığında riskler düşüktür; ses telinin sinirinde ve paratiroid bezlerde etkilenme nadir komplikasyonlar arasındadır.
Göz hastalığının tedavisi
Hafif olgularda suni gözyaşı damlaları, geceleri nemlendirici jel, güneş gözlüğü ve başın yüksek yatırılması gibi destekleyici önlemler yeterli olabilir. Orta ve ağır olgularda göz hastalıkları ve endokrinoloji uzmanlarının birlikte izlediği, steroid, bağışıklık baskılayıcı veya hedefe yönelik ilaçlar ile radyoterapi ya da cerrahi gibi seçenekler gündeme gelebilir. Sigarayı bırakmak göz hastalığının seyri için en önemli adımlardan biridir.
Tedavi Edilmezse Ne Olur? Olası Komplikasyonlar
- Kalp sorunları: Hızlı kalp ritmi, atriyal fibrilasyon denen ritim düzensizliği ve uzun vadede kalp yetmezliği gelişebilir.
- Kemik kaybı: Uzun süreli kontrolsüz hipertiroidi kemik erimesine (osteoporoz) ve kırık riskine yol açabilir.
- Gebelik sorunları: Kontrolsüz hastalık düşük, erken doğum ve gebelik hipertansiyonu riskini artırabilir.
- Göz komplikasyonları: Nadiren görme sinirinin baskılanması ve görme kaybı gelişebilir.
- Tirotoksik kriz (tiroid fırtınası): Nadir fakat yaşamı tehdit eden bir durumdur.
Çok yüksek ateş, çok hızlı ve düzensiz kalp atışı, ağır kusma, bilinç bulanıklığı veya aşırı ajitasyon gibi belirtiler acil müdahale gerektirebilir; bu durumda gecikmeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa bir endokrinoloji uzmanına, ya da önce bir aile hekimine veya dahiliye uzmanına başvurmak yerinde olur:
- Nedeni belli olmayan kilo kaybı, yoğun terleme ve sürekli çarpıntı
- El titremesi, uykusuzluk ve açıklanamayan huzursuzluk
- Boyunda şişlik veya yutma güçlüğü
- Gözlerde kızarıklık, batma, öne çıkma ya da çift görme
- Ailede tiroid veya otoimmün hastalığı olanlarda yukarıdaki yakınmalardan herhangi birinin ortaya çıkması
- Bilinen Graves hastalığında belirtilerin yeniden başlaması veya ilaç yan etkisi şüphesi
Kendi kendine tanı koymak ya da ilaç başlamak doğru değildir; çarpıntı ve kilo kaybı pek çok farklı hastalıkta görülebilir ve yalnızca muayene ve tahlillerle ayırt edilebilir.
Günlük Yaşam ve Yaşam Tarzı Önerileri
Graves hastalığıyla yaşarken hekim tedavisini aksatmadan uygulamanın yanında bazı alışkanlıklar iyilik halini destekler:
- İlaçlarınızı hekimin belirlediği dozda ve saatte düzenli kullanın; kontrol tahlillerinizi atlamayın.
- Sigarayı bırakın; hem göz hem genel sağlık için önemlidir.
- Kafein içeren içecekleri (çay, kahve, enerji içecekleri) azaltın, çünkü çarpıntıyı ve huzursuzluğu artırabilir.
- Dengeli ve yeterli kalorili beslenin; yeterli kalsiyum ve D vitamini alımına dikkat edin. Takviye kullanmadan önce hekiminize danışın.
- Ağır egzersizden kaçının, ancak hekim onayıyla hafif tempolu yürüyüş gibi aktiviteleri sürdürün.
- Uyku düzeninize özen gösterin ve stresle başa çıkmak için nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri gibi yöntemleri deneyin.
- Sıcak ortamlardan uzak durun, ince ve rahat giysiler tercih edin.
- Gözleriniz etkilenmişse güneş gözlüğü kullanın, rüzgar ve toza karşı korunun, suni gözyaşı damlalarını hekiminize danışarak kullanın.
Gebelikte ve Çocuklarda Graves Hastalığı
Hamilelikte Graves hastalığı özel izlem gerektirir. Hamilelik öncesinde tiroid durumunun kontrol altına alınması önerilir. Antitiroid ilaçların bazıları gebeliğin farklı dönemlerinde tercih edilir ya da kaçınılır; bu seçimi endokrinoloji ve kadın doğum uzmanı birlikte yapar. Annedeki TSH reseptör antikorları plasentadan geçerek bebeğin tiroidini etkileyebileceğinden, bazı hastalarda doğum öncesi ve sonrası bebeğin de izlenmesi gerekebilir. Radyoaktif iyot gebelikte kesinlikle uygulanmaz.
Çocuk ve ergenlerde de Graves hastalığı görülebilir. Bu yaş grubunda okul başarısında düşme, dikkat dağınıklığı, hızlı büyüme ve kilo kaybı gibi bulgular ön plana çıkabilir. Tedavi seçimi çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından yapılır.
Takip ve Uzun Dönem Süreç
Tedavi başlandıktan sonra ilk aylarda tahliller sık aralıklarla tekrarlanır; hormon değerleri dengelendikçe kontrol aralığı uzatılır. İlaç tedavisi sonlandırıldıktan sonra da nüks açısından birkaç ay arayla, sonrasında yılda bir izlem yapılır. Radyoaktif iyot veya ameliyat sonrası gelişen hipotiroidi için levotiroksin dozu, kan TSH düzeyine göre ayarlanır. Düzenli izlem sayesinde Graves hastalığı olan pek çok kişi normal bir yaşam sürdürebilir, çalışma ve sosyal hayatını sürdürebilir.
Sık Karıştırılan Durumlar
Çarpıntı, terleme ve kilo kaybı yalnızca Graves hastalığında değil; anksiyete bozuklukları, feokromositoma, aşırı kafein tüketimi, bazı ilaçlar ve diğer tiroid hastalıklarında da görülebilir. Aynı şekilde guatr her zaman Graves hastalığı anlamına gelmez; iyot yetersizliği, nodüler guatr veya tiroidit de boyunda büyümeye yol açabilir. Bu nedenle yakınmaları olan kişinin doğru tanı için tahlil yaptırması, tiroid fonksiyonlarının ve gerektiğinde antikorların ölçülmesi önemlidir. Tanı kesinleşmeden alınan tedbirler ve bitkisel ürünler yararlı olmayabilir, hatta durumu kötüleştirebilir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel tanı ve tedavi yerine geçmez. Yakınmalarınız varsa bir endokrinoloji uzmanı ile görüşmeniz önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Graves hastalığı kalıcı mıdır, tamamen geçer mi?
Graves hastalığı bir otoimmün durumdur. İlaç tedavisiyle bir kısım hastada, genellikle bir buçuk ila iki yıllık tedavi sonrasında hastalık sessiz döneme girebilir; ancak nüks edebilir. Radyoaktif iyot ya da ameliyat sonrasında ise tiroid fazla çalışmaz, fakat çoğu kişi ömür boyu tiroid hormonu takviyesine ihtiyaç duyar. Süreci endokrinoloji uzmanınız yönlendirir.
Graves hastalığı ile Hashimoto arasındaki fark nedir?
İkisi de tiroide karşı gelişen otoimmün hastalıklardır. Graves'te antikorlar tiroidi uyararak fazla hormon üretimine yol açar (hipertiroidi); Hashimoto'da ise bezin zamanla hasar görmesiyle çoğunlukla hormon yetersizliği (hipotiroidi) gelişir.
Graves hastalığında göz belirtileri mutlaka olur mu?
Hayır. Hastaların bir bölümünde gözde kızarıklık, batma, sulanma, gözlerde öne doğru çıkıntı ya da çift görme gibi bulgular (Graves oftalmopatisi) görülür; birçok kişide ise göz bulgusu hiç gelişmez. Sigara kullanımı göz bulgularını artırabilir.
Graves hastalığı olan biri hamile kalabilir mi?
Evet, ancak hastalığın kontrol altında olması önemlidir. Tedavi edilmeyen tiroid fazla çalışması hem anne hem bebek için risk oluşturabilir. Bazı tiroid ilaçları gebelikte uygun olmayabildiğinden hamilelik planlıyorsanız önceden endokrinoloji ve kadın doğum uzmanınızla görüşmelisiniz.
Graves hastalığında beslenmede nelere dikkat edilmeli?
Dengeli ve yeterli kalori alımı önemlidir; hastalık metabolizmayı hızlandırdığı için kilo kaybı yaşanabilir. Kafein ve sigara çarpıntıyı artırabileceğinden sınırlandırılması önerilir. İyot içeren takviyelerin kullanımı konusunda hekiminize danışın; kendi başınıza vitamin ya da bitkisel ürün başlamayın.
Graves hastalığı ne zaman acil durum olur?
Çok yüksek ateş, şiddetli çarpıntı, kafa karışıklığı, şiddetli kusma ve halsizlikle seyreden tablo tirotoksik kriz olabilir ve acildir. Böyle bir durumda gecikmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Kendi durumunuzu yazın, Graves Hastalığı ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.
Bu konuda kendi sorumu sor →