Sarılık

Enfeksiyon Hastalıkları
Halk arasında: Hepatit, Hepatit enfeksiyonu

Sarılık, ciltte ve gözlerde sararma ile kendini gösteren, genellikle hepatit kaynaklı bir durumdur. Hepatit A, B, C gibi virüsler, alkol ve bazı ilaçlar sarılığa neden olabilir. Belirtileri arasında sarılık, koyu idrar, açık renk dışkı, yorgunluk ve karın ağrısı bulunur. Tanı kan testleri ve görüntüleme yöntemleriyle konur. Tedavi nedene yöneliktir; korunmada aşılar, hijyen ve güvenli yaşam alışkanlıkları önemlidir. Sarılık fark edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.

Sarılık Nedir?

Sarılık (ikter), ciltte, gözlerin beyaz kısmında (sklera) ve mukozalarda sarı renk değişikliğidir. Kanda bilirubin adı verilen sarı renkli maddenin birikmesi sonucu ortaya çıkar. Sarılık başlı başına bir hastalık değil, altta yatan bir sorunun belirtisidir. Bu sorun kan, karaciğer veya safra yollarıyla ilgili olabilir.

Bilirubin, yaşlanan kırmızı kan hücrelerinin (alyuvarlar) parçalanması sonucu oluşur. Normalde dalakta oluşan bilirubin kan yoluyla karaciğere taşınır, karaciğerde işlenerek suda çözünebilir hale getirilir (konjuge bilirubin) ve safra ile bağırsağa atılır. Bağırsakta dışkıya kahverengi rengini veren maddelere dönüşür. Bu yolun herhangi bir aşamasında sorun olduğunda bilirubin kanda birikir ve sarılık gelişir.

Kanda bilirubin düzeyi genellikle 2–3 mg/dL'nin üzerine çıktığında sarılık gözle fark edilir hale gelir. İlk olarak gözlerin beyaz kısmında belirginleşir. Sarılığın nedeni, hafif ve zararsız bir durumdan karaciğer yetmezliği veya kanser gibi ciddi hastalıklara kadar değişebileceğinden, erişkinlerde ortaya çıkan her sarılık mutlaka araştırılmalıdır.

Yenidoğan bebeklerde görülen sarılık ise çoğunlukla fizyolojik ve geçicidir; bu durum ayrı bir başlık altında anlatılmıştır.

Sarılık Türleri ve Nedenleri

Sarılık, sorunun bilirubin yolunun hangi aşamasında olduğuna göre üç ana gruba ayrılır:

1. Karaciğer Öncesi (Prehepatik) Sarılık

Kırmızı kan hücrelerinin normalden hızlı parçalanması (hemoliz) sonucu karaciğerin işleyebileceğinden fazla bilirubin üretilir. Kanda indirekt (konjuge olmamış) bilirubin yükselir.

  • Hemolitik anemiler: Kalıtsal sferositoz, orak hücre anemisi, talasemi, G6PD eksikliği (bakla yeme sonrası gelişen favizm dahil)
  • Otoimmün hemolitik anemi
  • Kan uyuşmazlığına bağlı transfüzyon reaksiyonları
  • Sıtma gibi enfeksiyonlar
  • Bazı ilaçlar ve zehirlenmeler
  • Büyük iç kanamaların emilmesi

2. Karaciğer Kaynaklı (Hepatik) Sarılık

Karaciğer hücrelerinin hasar görmesi veya bilirubin işleme kapasitesinin bozulması sonucu gelişir.

  • Gilbert sendromu: Toplumun yaklaşık %5–10'unda görülen, karaciğerin bilirubini işleyen enziminin kalıtsal olarak hafif düzeyde az çalışmasıdır. Açlık, oruç, stres, enfeksiyon, yorgunluk ve adet dönemlerinde gözlerde hafif sararma olur. Tamamen zararsızdır ve tedavi gerektirmez.
  • Viral hepatitler: Hepatit A, B, C, D ve E. Türkiye'de hepatit A çocukluk ve gençlikte, hepatit B ise erişkinlerde önemli nedenlerdir.
  • Alkole bağlı karaciğer hastalığı ve alkolik hepatit
  • İlaç ve bitkisel ürünlere bağlı karaciğer hasarı: Parasetamolün yüksek dozda alınması, bazı antibiyotikler, verem ilaçları, bazı sara ilaçları, anabolik steroidler ve bilinçsizce kullanılan bitkisel ürünler ve takviyeler.
  • Siroz: Hangi nedenle olursa olsun ileri evre karaciğer hastalığı.
  • Otoimmün hepatit
  • Metabolik hastalıklar: Wilson hastalığı, hemokromatoz.
  • Yağlı karaciğer hastalığının ileri evreleri
  • Zehirlenmeler: Özellikle zehirli mantar zehirlenmesi Türkiye'de sonbahar ve ilkbaharda ciddi karaciğer yetmezliği nedenidir.
  • Gebeliğe özgü karaciğer hastalıkları: Gebelik kolestazı, akut yağlı karaciğer, HELLP sendromu.
  • Ağır enfeksiyonlar (sepsis) ve kalp yetmezliği

3. Karaciğer Sonrası (Posthepatik, Tıkanma) Sarılığı

Safranın karaciğerden bağırsağa akışı engellendiğinde gelişir; kanda direkt (konjuge) bilirubin yükselir. Bu türe kolestatik veya tıkanma sarılığı da denir.

  • Safra kanalı taşları (koledokolitiyazis): Safra kesesinden düşen taşların ana safra kanalını tıkaması. Sıklıkla karın ağrısıyla birliktedir; enfeksiyon (kolanjit) gelişirse ateş ve titreme eşlik eder.
  • Pankreas başı kanseri: Genellikle ağrısız, giderek artan sarılık, kilo kaybı ve kaşıntı ile seyreder.
  • Safra yolu kanserleri (kolanjiyokarsinom) ve ampulla tümörleri
  • Safra yolu darlıkları: Ameliyat sonrası veya iltihaba bağlı.
  • Primer sklerozan kolanjit ve primer biliyer kolanjit
  • Kronik pankreatit ve pankreas kistleri
  • Kist hidatik: Karaciğerdeki kistin safra yollarına açılması (Türkiye'de görülebilen bir nedendir).

Belirtileri Nelerdir?

  • Gözlerin beyaz kısmında, ciltte ve dil altında sararma
  • Koyu renkli idrar: Çay veya kola renginde idrar; direkt bilirubin yüksekliğinde görülür.
  • Açık renkli, kil rengi veya macun kıvamında dışkı: Safra akışının engellendiğini gösterir.
  • Kaşıntı: Özellikle tıkanma sarılığında, safra tuzlarının deride birikmesine bağlı yaygın ve inatçı kaşıntı.
  • Halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık
  • Bulantı ve kusma
  • Karın ağrısı: Özellikle sağ üst karında; safra taşı ve hepatitte görülebilir.
  • Ateş ve titreme: Safra yolu enfeksiyonu veya hepatit düşündürür.
  • Açıklanamayan kilo kaybı: Kanser açısından uyarıcıdır.
  • İleri karaciğer hastalığında: Karında şişlik (asit), bacaklarda ödem, kolay morarma ve kanama, bilinç bulanıklığı, ciltte örümcek benzeri damarlar.
  • Hemolizde: Solukluk, çarpıntı ve nefes darlığı (kansızlığa bağlı).

Not: Havuç ve kabak gibi beta karoten içeren besinlerin fazla tüketimi ciltte sarı-turuncu renk değişikliğine yol açabilir (karotenemi); ancak bu durumda gözlerin beyaz kısmı sararmaz ve zararsızdır.

Tanı Nasıl Konur?

  • Öykü ve fizik muayene: Sarılığın başlangıcı, eşlik eden ağrı, ateş, kaşıntı, kilo kaybı, alkol kullanımı, ilaç ve bitkisel ürün kullanımı, seyahat, kan nakli, cinsel temas ve aile öyküsü sorgulanır. Karaciğer ve dalak büyüklüğü, karında hassasiyet ve sıvı değerlendirilir.
  • Kan testleri:
    • Total, direkt ve indirekt bilirubin: Sarılığın türünü belirlemede ilk adımdır.
    • Karaciğer enzimleri (ALT, AST): Karaciğer hücre hasarında belirgin yükselir.
    • Kolestaz enzimleri (ALP, GGT): Safra akışı sorunlarında yükselir.
    • Albümin ve pıhtılaşma testi (INR): Karaciğerin üretim fonksiyonunu gösterir.
    • Tam kan sayımı, retikülosit sayımı, LDH ve haptoglobin: Hemoliz araştırması için.
    • Hepatit serolojisi (hepatit A, B, C, E testleri).
    • Gerekli durumlarda otoimmün testler, demir ve bakır metabolizması testleri, tümör belirteçleri (CA 19-9).
  • İdrar tahlili: İdrarda bilirubin ve ürobilinojen.
  • Karın ultrasonu: Safra yollarında genişleme, safra taşı, karaciğer yapısı ve kitleler değerlendirilir; ilk basamak görüntüleme yöntemidir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans kolanjiyopankreatografi (MRCP): Safra yolları ve pankreasın ayrıntılı değerlendirilmesi için.
  • Endoskopik ultrason (EUS): Pankreas ve safra yolu alt ucunun ayrıntılı değerlendirilmesi ve gerekirse biyopsi.
  • ERCP: Ağızdan ilerletilen endoskopla safra yollarına ulaşılarak hem tanı hem tedavi (taş çıkarma, stent yerleştirme) yapılmasını sağlar.
  • Karaciğer biyopsisi: Nedeni belirlenemeyen karaciğer hastalıklarında.

Tedavi Seçenekleri

Sarılığın tedavisi tamamen altta yatan nedene yöneliktir:

  • Gilbert sendromu: Tedavi gerektirmez; uzun süreli açlıktan kaçınmak yeterlidir.
  • Hemolitik anemiler: Nedene göre tetikleyicilerden (G6PD eksikliğinde bakla ve bazı ilaçlar) kaçınma, kortizon ve bağışıklık baskılayıcı tedaviler, kan nakli, gerekli durumlarda dalak ameliyatı.
  • Akut viral hepatitler: Hepatit A ve E genellikle destek tedavisi ve istirahatle kendiliğinden iyileşir. Hepatit B ve C için etkili antiviral ilaçlar mevcuttur; hepatit C'de tedaviyle tam iyileşme sağlanabilir.
  • İlaç ve toksik madde kaynaklı hasar: Sorumlu ilacın veya maddenin hekim kontrolünde kesilmesi; parasetamol zehirlenmesinde özel antidot (N-asetilsistein).
  • Alkole bağlı karaciğer hastalığı: Alkolün tamamen bırakılması, beslenme desteği, ağır alkolik hepatitte kortizon tedavisi.
  • Otoimmün hepatit: Kortizon ve bağışıklık baskılayıcı ilaçlar.
  • Safra yolu taşları: ERCP ile taşın çıkarılması ve ardından genellikle safra kesesinin ameliyatla (laparoskopik kolesistektomi) alınması.
  • Safra yolu enfeksiyonu (kolanjit): Antibiyotik tedavisi ve acil safra drenajı.
  • Tümöre bağlı tıkanmalar: Uygun hastalarda ameliyat (örneğin pankreas başı kanserinde Whipple ameliyatı); ameliyat edilemeyen durumlarda ERCP veya cilt üzerinden (perkütan) stent ya da dren yerleştirilerek safra akışının sağlanması, kemoterapi ve radyoterapi.
  • Siroz ve karaciğer yetmezliği: Komplikasyonların tedavisi ve uygun hastalarda karaciğer nakli.
  • Kaşıntı tedavisi: Safra asidi bağlayıcı ilaçlar (kolestiramin), antihistaminikler ve diğer ilaçlar.

Yenidoğan Sarılığı

Yenidoğan bebeklerin yaklaşık %60'ında, prematüre bebeklerin ise %80'inde yaşamın ilk haftasında sarılık görülür. Çoğu fizyolojik sarılıktır: Bebeklerin kırmızı kan hücreleri daha kısa ömürlüdür ve karaciğerleri henüz olgunlaşmamıştır. Genellikle doğumdan 2–3 gün sonra başlar ve 1–2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Anne sütü alan bebeklerde sarılık birkaç hafta sürebilir (anne sütü sarılığı); bu durum zararsızdır ve emzirmenin kesilmesi genellikle gerekmez.

Ancak bazı durumlar dikkat gerektirir: İlk 24 saatte başlayan sarılık, çok hızlı yükselen veya çok yüksek bilirubin düzeyleri, 2 haftadan uzun süren sarılık, açık renkli dışkı ve koyu idrar. Çok yüksek bilirubin düzeyleri bebeğin beyninde kalıcı hasara (kernikterus) yol açabilir. Tedavide fototerapi (mavi ışık tedavisi), ağır olgularda kan değişimi uygulanır. Uzamış sarılıkla birlikte açık renkli dışkı varsa biliyer atrezi (safra yollarının doğumsal tıkanıklığı) açısından acil değerlendirme gerekir; erken ameliyat bu bebekler için hayati önem taşır.

Korunma Yolları

  • Hepatit A ve hepatit B aşılarını yaptırmak
  • El hijyenine dikkat etmek, temiz su ve iyi yıkanmış gıdalar tüketmek
  • Güvenli cinsel ilişki; jilet, diş fırçası gibi kişisel eşyaları paylaşmamak
  • Alkolü sınırlamak veya bırakmak
  • İlaçları önerilen dozda kullanmak; bitkisel ürünleri hekime danışmadan kullanmamak
  • Doğadan toplanan mantarları tüketmemek
  • İdeal kiloyu korumak ve yağlı karaciğerden korunmak
  • G6PD eksikliği olanların bakla ve bazı ilaçlardan kaçınması

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Gözlerinizde veya cildinizde sararma fark ettiğinizde, idrarınız koyulaştığında ya da dışkınız açık renkli olduğunda gecikmeden bir hekime başvurun. Yenidoğan bebeğinizde sarılık ilk 24 saatte başladıysa, giderek artıyorsa, bebek emmiyor ve aşırı uykuluysa ya da 2 haftadan uzun sürüyorsa hemen çocuk doktorunuza başvurun.

Acil durum: Sarılıkla birlikte yüksek ateş ve titreme, şiddetli karın ağrısı, kusma, bilinç bulanıklığı, aşırı uyku hali, kanlı kusma veya siyah dışkı, kolay morarma ve kanama ya da yabani mantar yedikten sonra bulantı, kusma ve ishal gelişirse beklemeden 112'yi arayın veya acil servise başvurun. Yenidoğanda sarılıkla birlikte emmeme, aşırı uyku hali, tiz sesle ağlama, vücudun geriye doğru gerilmesi veya ateş varsa acil başvuru gerekir.

Sarılık nedenine göre gastroenteroloji, iç hastalıkları ve enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından değerlendirilir. Hemolize bağlı sarılıkta hematoloji, safra yolu taşları ve tümörlerinde genel cerrahi, ERCP işlemlerinde gastroenteroloji, yenidoğan sarılığında çocuk sağlığı ve hastalıkları ve neonatoloji, çocuklarda karaciğer hastalıklarında çocuk gastroenterolojisi uzmanları sürece katılır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Sarilik bulasici midir?

Sariligin bulasiciligi nedenine baglidir. Hepatit A ve E virüsleri kirli su ve gidalarla, Hepatit B ve C ise kan, cinsel temas ve anneden bebege gecebilir. Alkol veya ilaclara bagli sarilik bulasici degildir.

Sarilik hangi hastaliklarin belirtisi olabilir?

En sik viral hepatitlerin belirtisi olsa da alkol, ilac, otoimmün hastaliklar ve safra yolu tikanikliklari da sariliga yol acabilir. Bu nedenle net bir tani için mutlaka hekim degerlendirmesi gerekir.

Hepatit B ve C için asi var mi?

Hepatit B için etkili bir asi mevcuttur ve rutin uygulanmaktadir. Hepatit C için henüz asi bulunmamaktadir, ancak antiviral ilaclarla basarili tedavi mümkündür. Hepatit A için de asi vardir.

Sarilik evde tedavi edilebilir mi?

Sarilik tedavisi altta yatan nedene göre belirlenir; bu nedenle mutlaka doktor tarafindan degerlendirilmelidir. Dinlenme ve sivi alimi destekleyicidir ancak tek basina evde tedavi önerilmez.

Sarilikta acil durum belirtileri nelerdir?

Siddetli karin agrisi, kafa karisikligi, kanama egilimi, uyku hali ve idrar miktarinda azalma varsa derhal acil servise basvurulmalidir. Bu bulgular ciddi karaciger yetmezliginin isareti olabilir.

Sarılık ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Sarılık ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →