Kronik miyeloid lösemi

Hematoloji
Halk arasında: KML

Kronik miyeloid lösemi (KML), kemik iliğinin kontrolsüz miyeloid hücre üretimiyle karakterize bir kan kanseridir. Çoğunlukla Philadelphia kromozomu (BCR-ABL) kaynaklıdır ve kalıtsal değildir. Belirtileri halsizlik, kilo kaybı, gece terlemesi ve dalak büyümesi olabilir; bazen belirtisizdir. Tanıda kan sayımı, kemik iliği biyopsisi ve moleküler testler kullanılır. Tedavide tirozin kinaz inhibitörleri (imatinib ve diğerleri) etkilidir; ileri evrelerde kök hücre nakli gerekebilir. Korunma yöntemi olmasa da erken tanı ve düzenli takip önemlidir. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka bir hematoloji uzmanına danışılmalıdır.

Kronik Miyeloid Lösemi Nedir?

Kronik miyeloid lösemi (KML), kemik iliğindeki kan yapıcı kök hücrelerden kaynaklanan ve beyaz kan hücrelerinin bir türü olan miyeloid hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla seyreden bir kan kanseridir. "Kronik" ifadesi, hastalığın akut lösemilere göre çok daha yavaş ilerlediğini belirtir. Hastalık çoğu zaman yıllarca sinsi seyreder ve hastaların önemli bir kısmında rutin kan testlerinde tesadüfen fark edilir.

KML, tüm lösemilerin yaklaşık %15'ini oluşturur. Genellikle yetişkinlerde, en sık 50–60 yaşları arasında görülür; çocuklarda oldukça nadirdir. Erkeklerde kadınlara göre biraz daha sık görülür. Bulaşıcı değildir ve kalıtsal olarak ebeveynden çocuğa geçmez.

KML, modern tıbbın en büyük başarı hikâyelerinden biridir. Yirmi yıl öncesine kadar yaşam süresi kısıtlı olan bu hastalık, günümüzde ağızdan alınan hedefe yönelik ilaçlar (tirozin kinaz inhibitörleri) sayesinde çoğu hastada uzun yıllar kontrol altında tutulabilmektedir. Erken evrede tanı alan ve tedavisine düzenli uyan hastaların büyük çoğunluğu, sağlıklı yaşıtlarına yakın bir yaşam süresine sahip olabilmektedir.

Nedenleri: Philadelphia Kromozomu

KML'nin nedeni, kemik iliğindeki bir kök hücrede sonradan (doğuştan değil) meydana gelen bir genetik değişikliktir. Bu değişiklikte 9. ve 22. kromozomlar arasında parça değişimi olur ve Philadelphia kromozomu adı verilen kısa bir kromozom oluşur. Bu kromozom üzerinde BCR-ABL1 adlı anormal bir füzyon geni oluşur.

BCR-ABL1 geni, sürekli aktif halde kalan anormal bir enzim (tirozin kinaz) üretir. Bu enzim, hücreye sürekli "bölün" sinyali gönderir ve beyaz kan hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğalmasına yol açar. KML tedavisinde kullanılan ilaçlar tam olarak bu enzimi hedef alır.

Risk Faktörleri

  • Yüksek doz radyasyona maruz kalma: Nükleer kazalar veya önceki radyoterapi.
  • İleri yaş
  • Erkek cinsiyet

Hastaların büyük çoğunluğunda belirgin bir risk faktörü bulunmaz; hastalık önlenebilir bir neden olmadan ortaya çıkar.

Hastalığın Evreleri

  • Kronik evre: Hastaların büyük çoğunluğu (yaklaşık %90'ı) bu evrede tanı alır. Kemik iliği ve kandaki blast (olgunlaşmamış hücre) oranı düşüktür. Belirtiler hafiftir veya hiç yoktur ve hastalık tedaviye çok iyi yanıt verir.
  • Hızlanmış (akselere) evre: Blast oranı artar, hastalık daha agresif davranmaya başlar ve tedaviye yanıt azalabilir.
  • Blastik evre (blast krizi): Hastalık akut lösemiye benzer bir tabloya dönüşür. Blast oranı belirgin şekilde yüksektir ve tedavisi zordur.

Modern tedavilerle kronik evredeki hastaların ileri evrelere geçmesi büyük ölçüde önlenebilmektedir.

Belirtileri Nelerdir?

Kronik evrede hastaların önemli bir kısmında hiçbir belirti yoktur. Belirti olduğunda genellikle sinsi başlar:

  • Yorgunluk, halsizlik
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • İştahsızlık
  • Gece terlemesi
  • Hafif ateş
  • Dalak büyümesine bağlı belirtiler: Sol üst karında dolgunluk, ağrı veya ele gelen kitle; az yemekle çabuk doyma
  • Kansızlığa bağlı solukluk, nefes darlığı ve çarpıntı
  • Kolay morarma, burun ve diş eti kanamaları
  • Kemik ağrıları
  • Sık enfeksiyon geçirme

İleri evrelerde belirtiler belirginleşir; ateş, kemik ağrıları, kanama, ağır kansızlık ve enfeksiyonlar daha sık görülür. Beyaz kan hücre sayısı çok yüksek olduğunda nadiren baş ağrısı, görme bozukluğu, kulak çınlaması veya erkeklerde uzun süren ağrılı ereksiyon (priapizm) görülebilir.

Tanı Nasıl Konur?

  • Tam kan sayımı: Beyaz kan hücre sayısında belirgin artış; trombosit sayısında artış; bazen kansızlık.
  • Periferik yayma: Kandaki hücrelerin mikroskopla incelenmesi; olgunlaşmanın farklı evrelerindeki miyeloid hücreler görülür.
  • Kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi: Kemik iliğindeki hücre yapısının, blast oranının ve evrenin belirlenmesi; kromozom analizi.
  • Sitogenetik inceleme ve FISH: Philadelphia kromozomunun gösterilmesi.
  • Kantitatif PCR (BCR-ABL1): Kandaki BCR-ABL1 gen düzeyinin ölçülmesi. Tanıda ve tedavi takibinde en önemli testtir.
  • Karın ultrasonu: Dalak ve karaciğer büyüklüğünün değerlendirilmesi.
  • Mutasyon analizi: Tedaviye yanıt alınamayan hastalarda ilaç direncine yol açan mutasyonların araştırılması.

Tedavi Seçenekleri

Tirozin Kinaz İnhibitörleri (TKİ)

KML tedavisinin temelini ağızdan alınan hedefe yönelik ilaçlar oluşturur. Bu ilaçlar, BCR-ABL1 enziminin çalışmasını engelleyerek lösemi hücrelerinin çoğalmasını durdurur:

  • Birinci kuşak: İmatinib.
  • İkinci kuşak: Dasatinib, nilotinib, bosutinib; daha güçlü ve hızlı yanıt sağlayabilir.
  • Üçüncü kuşak ve yeni ilaçlar: Ponatinib ve asciminib; diğer ilaçlara dirençli veya belirli mutasyonları olan hastalarda.

Hangi ilacın seçileceği; hastanın risk grubu, eşlik eden hastalıkları (kalp, akciğer, pankreas, şeker hastalığı gibi), olası yan etkiler ve ilaç etkileşimleri göz önünde bulundurularak hematoloji uzmanı tarafından belirlenir.

İlaçların Doğru Kullanımı

  • İlaçlar her gün, hekimin önerdiği şekilde ve saatte düzenli olarak alınmalıdır. Dozların atlanması tedavi başarısını düşürür ve ilaç direncine yol açabilir.
  • Bazı ilaçların aç karnına, bazılarının ise yemekle birlikte alınması gerekir.
  • Greyfurt ve greyfurt suyu bazı TKİ'lerin kandaki düzeyini artırabileceği için tüketilmemelidir.
  • Bitkisel ürünler ve yeni başlanacak ilaçlar ilaç etkileşimleri açısından mutlaka hekime danışılmalıdır.

Yan Etkiler

TKİ'ler genellikle iyi tolere edilir. Sık görülen yan etkiler arasında yorgunluk, bulantı, ishal, kas krampları, döküntü, göz çevresinde ve bacaklarda şişlik, baş ağrısı ve kan değerlerinde düşüklük sayılabilir. Bazı ilaçlar akciğer zarında sıvı birikmesi, kan şekeri ve kolesterol yüksekliği veya damar sorunlarına yol açabilir. Yan etkilerin çoğu doz ayarlaması veya destek tedavisiyle kontrol altına alınabilir.

Tedavi Takibi

Tedaviye yanıt, düzenli kan sayımları ve özellikle kandaki BCR-ABL1 düzeyinin PCR ile ölçülmesiyle takip edilir. Hedef, belirli zaman noktalarında BCR-ABL1 düzeyinin belirli eşiklerin altına düşmesidir. Derin moleküler yanıt elde edilen hastalarda hastalık neredeyse saptanamayacak düzeye iner.

Tedavisiz Remisyon

Uzun süre (genellikle birkaç yıl) TKİ kullanan ve sürekli derin moleküler yanıtı devam eden seçilmiş hastalarda, hematoloji uzmanının kontrolünde ilacın kesilmesi denenebilir. Bu hastaların yaklaşık yarısı ilaçsız olarak remisyonda kalabilir. Hastalık geri dönerse ilaç yeniden başlanır ve çoğu hasta yeniden yanıt verir. İlaç kesinlikle hekim kararı olmadan bırakılmamalıdır.

Diğer Tedaviler

  • Allojenik kök hücre (kemik iliği) nakli: Günümüzde birden fazla TKİ'ye dirençli hastalarda ve ileri evre hastalıkta uygulanır. KML'yi tamamen iyileştirme potansiyeli olan tedavidir; ancak ciddi riskleri vardır.
  • Kemoterapi: Blast krizinde TKİ ile birlikte.
  • Hidroksiüre: Tanı konulup tedavi planlanana kadar çok yüksek beyaz küre sayısını düşürmek için kısa süreli.

KML ile Yaşam

  • İlaçlarınızı düzenli kullanın; ilaç takvimi veya telefon hatırlatıcısı kullanabilirsiniz.
  • Kontrol randevularınızı ve PCR testlerinizi aksatmayın.
  • Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın; çoğu hasta çalışma hayatını sürdürebilir.
  • Kalp sağlığınızı koruyun: Sigarayı bırakın, tansiyon, şeker ve kolesterol düzeylerinizi kontrol ettirin.
  • Grip ve zatürre aşılarınızı hekiminize danışarak yaptırın.
  • Gebelik planlıyorsanız önceden hekiminizle görüşün; TKİ ilaçlarının bir kısmı gebelikte bebeğe zarar verebilir. İlaç kullanan kadınların etkili doğum kontrolü kullanması gerekir.
  • Yorgunluk, kaygı ve depresyon için destek almaktan çekinmeyin.

Sık Sorulan Sorular

  • KML tamamen iyileşir mi? TKİ tedavisiyle hastaların çoğu uzun yıllar kontrol altında yaşar; bir kısmında ilaç bırakılabilir. Kesin iyileşme sağlayan tek tedavi kemik iliği naklidir; ancak çoğu hastada gerekmez.
  • İlaçları ömür boyu mu kullanacağım? Çoğu hasta uzun süre kullanır; derin ve kalıcı yanıt elde edilen seçilmiş hastalarda hekim kontrolünde ilaç kesilmesi denenebilir.
  • KML çocuklarıma geçer mi? Hayır; KML'ye yol açan genetik değişiklik sonradan kazanılır ve kalıtsal değildir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Açıklanamayan yorgunluk, kilo kaybı, gece terlemesi, sol üst karında dolgunluk veya ağrı, kolay morarma ya da rutin kan testinizde beyaz küre sayısının yüksek çıkması durumunda bir iç hastalıkları veya hematoloji uzmanına başvurun. KML tanısı aldıysanız, ilaç yan etkileri, yeni belirtiler veya başka bir hekim tarafından yeni ilaç reçete edilmesi durumunda hematoloğunuza bilgi verin.

Acil durum: Yüksek ateş ve titreme, durmayan burun veya diş eti kanaması, kan kusma, katran renginde dışkı, şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, ani nefes darlığı, göğüs ağrısı ya da 4 saatten uzun süren ağrılı ereksiyon varsa beklemeden acil servise başvurun.

Kronik miyeloid lösemi hematoloji uzmanları tarafından tedavi edilir; çocuklarda çocuk hematolojisi ve onkolojisi uzmanları takip eder. İlaç yan etkileri açısından gerektiğinde kardiyoloji, göğüs hastalıkları ve endokrinoloji uzmanlarından destek alınır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

KML kalıtsal bir hastalık mıdır?

Hayır, KML kalıtsal değildir. Hastalık, kişinin kendi hücrelerinde sonradan oluşan genetik bir değişiklik (Philadelphia kromozomu) sonucu ortaya çıkar. Anne ve babadan çocuklara geçmez.

KML tamamen iyileşebilir mi?

Erken evrelerde tirozin kinaz inhibitörleri ile hastalık yıllarca kontrol altında tutulabilir ve hastalar normal yaşam süresine yakın bir ömür yaşayabilir. Bazı hastalar için tam iyileşme ancak kök hücre nakli ile mümkün olabilir, ancak bu tedavi riskli ve sadece uygun hastalara uygulanır.

KML bulaşıcı mıdır?

Hayır, KML kesinlikle bulaşıcı değildir. Kan veya vücut sıvılarıyla bir kişiden diğerine geçmesi söz konusu değildir. Kansere yakalanmak, genetik ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşur.

Tirozin kinaz inhibitörlerinin yan etkileri nelerdir?

TKI ilaçları genellikle iyi tolere edilir, ancak bazı yan etkiler görülebilir. En yaygın yan etkiler arasında ödem (ayak bileklerinde şişlik), kas ağrıları, yorgunluk, bulantı, ishal ve deri döküntüleri sayılabilir. Bu yan etkiler genellikle geçicidir ve doktorunuz yönlendirmesiyle yönetilebilir.

KML tedavisi ne kadar sürer?

TKI tedavisi genellikle uzun süreli, çoğu durumda ömür boyu devam eder. Tedaviye iyi yanıt alan hastalarda ilaç dozları azaltılabilir veya ara verilebilir, ancak bu karar yalnızca doktor tarafından verilmelidir. Hastalığın derin moleküler yanıtı sağlanırsa bazı hastalarda tedaviye ara verilebilir ancak bu sıkı takip gerektirir.

Kronik miyeloid lösemi ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Kronik miyeloid lösemi ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →